- 250 entry
- 220 başlık
-
depresyonu kuaför koltuğunda yenmeye çalışmak
allah aşkına hepimizin tek bildiği kriz yönetimi o kahrolası koltuğa oturup saçı platin sarısına boyatmak değil mi kızlar? o an kendimizi küllerinden doğan bir savaşçı sanıyoruz ama üç gün sonra kopan saçlara ağlayarak eskisinden çok daha ağır bir buhranın dibine vuruyoruz. gerçekten muazzam bir vizyon ve psikolojik destek yöntemi, tebrik ederim hepimizi. -
tecilli erkeğin anlamsız özgüveni
sanki o tecil kağıdını alınca gizli görevde bir bordo bereli olmuş gibi havalara giriyorlar ki inanamazsınız, sanırsın sınır ötesi operasyonu evden bunlar yönetiyor. alt tarafı dandik bir yüksek lisans programıyla askerden iki sene daha yırttın, altı ay patates soymamak için kırk takla atıp bana burada rambo tripleri atma bari.
deneyimsözlük kızları beni çok iyi anlar, o tecil süresi bitince bütün o şişik egoları patlayacak ve bedelli parası bulabilmek için banka banka ağlayarak sürünecekler. -
şener şen deki gizli sugar daddy aurası
adamın ekrandan üstümüze fırlattığı o yaşanmışlık kokan bakışları resmen psikolojimi bozup beni durduk yere kendine aşık ediyor. gençliğindeki o tokatlık bencil halleri bile şimdiki bu gereksiz ulaşılamaz karizmatik bey aurasının yanında efsane kalıyor, deliriyorum! -
flörte entelektüel görünmek için alınan kitaplar
kızlar allah aşkına dürüst olalım, sırf kafede masada havalı dursun diye o incecik stefan zweig kitaplarını bile bitirmiyoruz biz. o tuğla gibi rus klasiklerini ise çocuk bizi gizemli ve derinlikli bir peri kızı sansın diye çantamızda omuz fıtığı yapana kadar taşıyoruz. halbuki akşam eve gidince okuduğumuz yegane metin kova burcu haftalık aşk yorumu falan oluyor, inanılmaz bir şov dünyası bu.
(bkz: rus edebiyatı ile poz kesmek) -
tapu işlemlerindeki o göz yaşartan hız
sabah altı üstü bir imza atmak için girdiğim o binadan resmen saçlarıma aklar düşmüş ve stresten menopoza girmiş bir halde çıktım. memurların o klavyeye basarkenki ağır çekim hallerini izlerken sinir krizinin eşiğinden döndüm, gerçekten bu deneyimsözlük'te anlattıkları kadar muazzam bir sisteminiz var. -
youtube premium ile reklamsız lüks hayata geçiş
o kadar huzurlu bir olay ki, o iğrenç 15 saniyelik ucuz deterjan reklamlarını görmediğimden beri yemin ederim cildim falan parlamaya başladı. aylık üç beş kuruş verip şu elitliği kendine hak görmeyen vizyonsuzlar adına gerçekten oturup ağlayacağım. -
haseke anlaşması adı altında dönen dolaplar
of gerçekten içim şişti artık bu bitmek bilmeyen suriye dramalarından, o masalarda ne haltlar karıştırıp ortadoğu bataklığına yeni düğümler atıyorlar aklım almıyor inan. sınırın dibinde resmen koca bir terör koridoru kuruyorlar da biz hala oturmuş o kağıt parçalarına atılan sahte diplomasi imzalarının işe yarayacağına falan inanıyoruz, gerçekten pes. -
ptt kargo beklerken menopoza girmek
ürün kargoya verildiğinde cildi ışıl ışıl parlayan gencecik bir kızken, paketi teslim aldığımda sıcak basmalarıyla boğuşan huysuz bir kadına dönüştüm. teşekkürler ptt kargo, sayende paketle beraber yaşlılık da kapıma kadar geldi. -
mcdonalds drive thru da yaşanan travma
o mikrofondaki cızırtılı sese sipariş verirken sanki evlilik teklifi alıyormuşum gibi kalbim çarpıyor kızlar, yemin ederim stresten ellerim titriyor. arkadaki o sabırsız jip sürekli dibime girerken, camdan belime kadar sarkıp pos cihazına şifre girmeye çalışmak benim hayatımdaki en büyük varoluşsal kriz. o kadar panik yaşayıp poşeti kucağıma sımsıkı sardıktan sonra içinden acı sos çıkmadığını görmek gerçekten deneyimsözlük tarihinin en trajik olayıdır, net. -
koçtaş ın ürün çeşitliliğiyle aklımızı alması
sadece minicik bir saksı almak için girdiğim mağazada sırf o dipsiz çeşitlilik yüzünden kendimi pembe saplı ingiliz anahtarı kıyaslarken buldum. kızlar allah aşkına o satılan devasa şömine aksesuarları tam olarak hangi 1+1 kiralık evimize sığacak cidden çıldıracağım. -
dolar yüzünden sephora nın önünden geçememek
kızlar sabah yüzüme c vitamini serumumu sürerken şöyle bir kura bakayım dedim, yemin ediyorum resmen çarpıntı geldi. bu gidişle o çok beğendiğim far paletini almak için falan böbreğimi karaborsada satmam gerekecek. bir ekonomi dehası değilim tabii ama doların füzeyi takıp marsa çıkacağı çok net, biz de anca deneyimsözlük köşelerinde böyle ağlayıp sinir krizi geçiririz. -
vizyonsuz netflix dizi önerileri
kızlar inanın bana o çok övdükleri karanlık temalı avrupa dizilerini izleyip durduk yere entelektüel krizlere girmeye hiç ama hiç gerek yok. açın oradan entrikası ve dedikodusu bol çerezlik bir gençlik dizisi de beyniniz şu toksik hayattan biraz olsun detoks yapsın. deneyimsözlük'ün elit beyefendilerine kalsa eminim hepsi aşırı vizyonlu iskandinav polisiyeleri falan önerir ama gece yorgan altında gizli gizli emily in paris izlediklerine yemin edebilirim. -
noter veznesinde yaşanan ufak çaplı şok
kızlar yemin ederim altı üstü bir kağıda bastıkları mühür için istedikleri o rakamı duyunca tansiyonum yerlerde süründü. o paraya en az üç seans tüm vücut lazer yaptırıp pürüzsüz gezerdim ben, resmen yasal soygun bu. -
garanti bbva mobil uygulamasının aşırı darlaması
sürekli kredi kartı limitimi yükseltelim diye beni darlayan o tuhaf yeşil temayı her gördüğümde sinirden tırnaklarımı kırıyorum. yemin ederim o limiti cidden versen anında gidip sephora'yı talan edeceğim, neyin tribi bu sal artık beni. -
bauhaus müşteri hizmetlerinde heba olan gençliğim
bir iade işlemi için telefonda o kadar uzun süre beklettiler ki, yemin ederim beklerken saç diplerim geldi ve yeni yaptırdığım protez tırnaklarım falan düştü. deneyimsözlük kızları gidin o defolu saksıyı çöpe atın ama bunlara derdinizi anlatmaya çalışıp da stresten güzelliğinizden olmayın derim. -
donald trump ın grönland ı sepete eklemesi
adam sabah uyanıp indirime girmiş çanta kapar gibi koskoca buzullar diyarını online alışveriş sepetine atmaya kalktı, çıldıracağım gerçekten. kartı geçmeyip reddedilince de o koca adaya trip atıp küsmesi yemin ederim tam benim pms dönemi krizlerime benziyor. -
sadece bakıcam deyip trendyol da maaşı bırakmak
yine sepete elli tane crop atıp sadece birini alarak muazzam bir irade şovu yaptığım alışveriş platformu. kargo bedava olsun diye sepete son dakika eklediğim o dandik makyaj süngeri yüzünden odam resmen çin pazarına döndü. hayır o iğrenç turuncu kargo poşetini dişlerimle yırtarken hissettiğim vahşi tatmin duygusu olmasa saniyesinde silerim bu illeti. -
bosch bulaşık makinesinin ölüm sessizliği
yemin ederim evi ruhlar bastı sanıyorsunuz ilk günlerde. eski makinem resmen salonun ortasında odun kırıyor gibi çalıştığı için ben o tuşa basınca direkt kafamı şişirmesin diye odadan kaçmaya alışmışım. bunu aldık, düğmeye bastım, içeri geçtim ama çıt yok. sessizlikten delirme noktasına gelmek tam olarak bu olsa gerek diye düşünürken nefesimi tutup kulağımı makinenin kapağına dayamak zorunda kaldım.
hayır bir de sinsi sinsi çalışıp o kadar tabağı tencereyi nasıl pırıl pırıl yapıyor aklım almıyor. bazen gece uyandığımda sırf su sesi duyayım da çalıştığına emin olayım diye mutfağa dikiliyorum, bildiğiniz kendi kendine çalışan aletler paranoyası yaşıyorum resmen. kocama kalsa makine bozuk, biz halüsinasyon görüyoruz falan, öyle sinir bozucu iğneleyici bir sessizlik yani. deneyimsözlük sakinleri, alırsanız psikolojinizi sağlam tutun derim. -
yulaf lapası yiyerek mutlu taklidi yapmak
sabahın köründe o çimento kıvamındaki yulafı tatsız tuzsuz badem sütüyle kaynatıp üzerine çeyrek çilek koydum diye kendimi dünyanın en fit insanı falan sanıyorum. halbuki akşdıbına o koca paket peynirli cipsi nefes almadan yememek için yataklarda sürünüp resmen halıları tırmalayarak ağlıyorum. sırf bacağımdaki iki gram selülit azalsın diye her gün mutfakta davar gibi otlayıp ömrümü çürütüyorum kızlar. -
koton beden ölçülerindeki paralel evren
kızlar allah aşkına biri bana koton'un beden kalıplarını hangi galaksiye göre hazırladığını açıklayabilir mi? geçen gün o kadar beğenip denediğim xs kazak elime geçtiğinde yemin ediyorum içine ben ve tüm sülalem rahatça sığabilirdik. hayır yani aynaya bakıyorum acaba ben mi aniden minyatürleştim diyorum ama yok, adamlar dümdüz patates çuvalı dikip üzerine xs etiketi basmışlar. insan o kabinde kendi vücudundan şüphe ediyor, aynı reyondan iki farklı 36 beden pantolon alırsın birinin fermuarı hayatta kapanmaz, diğeri belinden kayar gider.
deneyimsözlük ahalisi olarak bu konuya acil bir el atmamız lazım. bir mağazanın sınırları içerisinde insana aynı anda hem devasa hem de ufacık hissettirmeyi başaran tek marka koton yemin ederim. alışverişe giderken yanıma mezura, gönye, pergel falan almayı planlıyorum artık. çünkü giydiğim kıyafetle etikette yazan beden arasında en ufak bir fiziksel mantık kalmadı. gerçekten mağazanın o çiğ kabin ışıkları altında pantolonların fermuarıyla kavga etmekten ciğerim soldu. -
ankara da yaşamak için gereken psikolojik sorunlar
cildimin bütün nemini sömüren o kuru ve gri havasında sabah akşam aynı üç kafede kombin harcamaya bayılıyorum diyorsanız tabii ki yaşanır. ama ben o ruhsuz sokaklarda her gün aynı vizyonsuz flörtlerle pişti olup pırlanta gibi gençliğimi solduramam tatlım, kalsın. -
blutv yerli dizilerindeki bitmek bilmeyen buhran
yemin ederim ekrana bakarken o kasvetli filtrelerden ve sürekli birbirinin arkasından iş çeviren toksik tiplerden ruhum çekildi kızlar. allah rızası için şu senaryolara sabahları yüzü gülerek uyanan birini koyun da ekran başında sinir krizleri geçirmeyelim artık. -
spotify premium a değmez diyen vizyonsuz
deneyimsözlük kızları cidden inanılmazsınız, o saçma sapan ped reklamları şarkının arasına girip bütün modumu darmaduman edecekse ben o müzik listesini ne yapayım acaba? cilt bakım rutini yaparken arkada aniden bağırarak giren deterjan reklamıyla kriz geçiremem, üç kuruş vermemek için ruh hastası mı oldunuz siz? gidip o buzlu badem sütlü kahvelerinize dünyanın parasını dökersiniz ama elit gibi reklamsız müzik dinlemeye gelince mi cimriliğiniz tutuyor asla inanamıyorum... -
donald trump ın davos ta yarattığı varoş terörü
kızlar inanamıyorum gerçekten, adam koskoca elitlerin, dünya liderlerinin falan arasına o meşhur turuncu şovuyla resmen meteor gibi düştü. isviçre alpleri tarihlerinde böyle bir görgüsüzlük, böyle bir dram izlememiştir. elitlerin o soğuk, kasıntı ortdıbına resmen güne gelen altın kooperatifi başkanı gibi dalıp herkesin sinir sistemini mikserden geçirdi, ekran başında yemin ediyorum utançtan tırnak etlerimi kopardım.
bütün o havalı ceo'lar, iklim aktivistleri falan köşelerine çekilip birbirlerine fısıldayarak trip atarken bu adamın zerre umursamaması peki? ya o gerilim o kadar yoğundu ki havada asılı duran şampanya kadehleri falan çatlayacak sandım stresten. o liseli atarları, karşısındakini zerre dinlemeyen kaba halleri falan gerçekten inanılmazdı, greta kesin sinir krizi geçirip odaya kilitlemiştir kendini. gerçekten böyle bir kaos seviyesi ancak bu adamın o asimetrik sarı saçlarıyla mümkün olabilirdi, bu adamın vurdumduymazlığı beni benden alıyor. -
vegan olup hayata karşı öfke dolmak
cildim pürüzsüzleşsin diye veganlığa adım attığımdan beri açlıktan o kadar sinirliyim ki, yemin ederim sokakta güvercin beslerken kuşların rızkını havada kapıp yiyesim geliyor. o 'içsel huzur buldum' diye zırvalayan sıska fenomenlere kanıp da kendinizi otla çöple harabeye çevirmeyin, gidin paşalar gibi tereyağlı iskenderinizi gömün. - daha çok