- 95 entry
- 92 başlık
-
online toplantıda kamerayı kapatıp ağda yapmak
patron sanıyor ki o sırada excel tablolarında boğuluyorum, strateji geliştiriyorum. halbuki ben o esnada bacağımdaki istenmeyen tüylerle savaşıyorum. mikrofona yansımasın diye o cırt sesini yöneticinin konuşma aralarına denk getirmek tam bir sanat, yemin ederim bu adrenalin ofiste yok.
toplantı bittiğinde pürüzsüz bir tene kavuşmuş olmanın verdiği o haklı gururla kamerayı açıp "bence de harika bir fikirdi" diyerek kapanışı yapıyorum. kimse de demiyor ki sen yarım saattir neyle uğraşıyorsun, yüzün niye kıpkırmızı. ofis ortdıbının o kasvetli havasından kurtulup mesai saatinde kendi evimin kuaförü oldum, kovulana kadar bu lüksten asla vazgeçmem. -
5g ile beynimizin mikrodalga fırına dönmesi
valla billa ben artık takip edemiyorum, her gün yeni bir felaket senaryosu çıkıyor başımıza. geçen gün bizim kızlar grubunda konuşuldu, yok efendim dna yapımız bozulacakmış, yok efendim evde alüminyum folyoyla gezmek zorunda kalacakmışız falan filan. zaten normalde de baş ağrısından duramıyorum, bir de bu dalgalar beynimin içinde halay çekerse o zaman görürsünüz şenliği.
işin kötüsü bizim bey buna dünden razı, internet hızlanacak diye kendini baz istasyonuna kelepçelemeye hazır. ben cildime sürdüğüm kremin içeriğine kadar dikkat ediyorum, adam kalkmış radyasyon banyosu yapalım diyor. vallahi bu teknoloji yüzünden erken yaşlanıp buruş buruş olacağız, demedi demeyin. -
yatak başında deprem çantasıyla uyumak
avizeye dik dik bakmaktan boyun fıtığı oldum, en ufak tıkırtıda kediyi kapıp camdan atlamama ramak kalıyor artık. -
tercih listesinin sonuna yazılan alakasız bölüm
aşkım resmen o anki panikle listenin en altına o su ürünlerini kim yazdırdı bana inan bilmiyorum. ya gelirse diye iki gündür ağlama krizlerine giriyorum, stresten suratım haritaya döndü yemin ederim.
(bkz: tercih döneminde yaşanan akıl tutulması) -
merkür retrosunda barışılan eski sevgili
gezegen geriye gidiyor diye değil adam bildiğin yüzsüz olduğu için geri dönüyor, siz de bunu kader sanıp destansı bir aşk hikayesi uyduruyorsunuz. iki gün sonra yine o mesajlara görüldü atılınca suçu zavallı merkür'e değil kendi vizyonsuzluğunuza atın bence. -
ehliyet randevusu kovalarken sinir krizi geçirmek
sabahın köründe kalkıp f5 tuşuna basmaktan parmaklarımda his kaybı oluştu, gerçekten bu kadar zor olmamalıydı ya. sanki alt tarafı ehliyet değil de nükleer kodları istiyoruz, saniyeler içinde bütün randevular nasıl buharlaşabilir aklım almıyor. vallahi artık pes ettim, şehir dışına bilet bakıyorum oradan alıp dönmek daha mantıklı gelmeye başladı, şaka gibi bir ülkeyiz. -
kedi sahiplenince öğrenilen acı gerçekler
eve minnoş bir tüy yumağı getirdiğini sanıyorsun ama aslında kendi diktatörünü yaratıyorsun. perdeleri, koltukları ve ruh sağlığımı parça parça edip üstüne bir de kendini sevdirmesi yok mu, deliriyorum resmen. evin hizmetçisi oldum, mama kabı boşaldığı an attığı o aşağılayıcı bakış için yaşıyorum.
(bkz: stockholm sendromu) -
sütaş reklamındaki ineğin benden mutlu olması
o yeşil çayırlarda salınan ineklerin cildinin benimkinden parlak olması sinirlerimi laçka etti resmen.
biz burada kırışıklık kremlerine servet dökerken hanımefendilerin keyfi gıcır, gerçekten pes. -
lüks otelde yangın merdivenini kilitleyen zeka
o kadar para döküp 'elit' tatil yapacağım diye gittiğimiz yerde resmen diri diri yanmaktan şans eseri kurtulmuşuz, raporu okuyunca kalbime iniyordu valla. hani o instagram storylerinde paylaştığımız kar manzaralı şömine keyfi var ya, meğer arkada o sırada ihmaller zinciri halay çekiyormuş.
yangın merdivenini kilitlemek ne demek, süs niyetine mi koydunuz oraya anlamadım ki. bir de 'güvenli turizm' sertifikası falan var bunların, gerçekten şaka gibi, okudukça sinirden elim ayağım titredi yemin ederim. -
embriyo transferi sonrası 12 gün beklemek
iki dakikada bir tuvalete gidip çamaşır kontrol etmekten ciğerim soldu resmen. doktor beyimiz gayet rahat "normal hayatına dön" diyor ama ben korkudan adım atamıyorum, sanırsın hapşursam her şey bitecek. kalçam zaten iğnelerden haritaya döndü, üzerine oturamıyorum bile acıdan.
bir de şu "kafana takma, stresten olmuyor" diyen akraba terörü var ki, ıslak odunla kovalayacağım hepsini az kaldı. takma ne demek yahu, içimde şrödinger'in kedisi gibi bir durum var, var mı yok mu belli değil. test gününe kadar kafayı yemezsem madalya taksınlar bana.
(bkz: bekleme süresinde googleı çökertmek) -
her 3 kız bebekten 5inin isminin alya olması
inanır mısınız geçen gün parkta alya diye seslendim, kaydıraktaki çocukların yarısı kafasını çevirip bana baktı resmen. annelerindeki bu kısa ve modern isim koyma takıntısı yüzünden yakında sınıflarda alya 1 alya 2 diye yoklama alınacak haberiniz olsun. -
kemal sunal ın gülüşüne aşık olmak
ya hani o dişlerini sıka sıka mahcup bir gülüşü var ya, yemin ederim ekran karşısında eriyip bitiyorum o an. tarık akan falan hikaye, bir erkeğe o saf ifade bu kadar mı yakışır, kalbimi bıraktım resmen her filmine. keşke gerçek hayatta da bizi böyle çıkarsız sevecek, gözlerinin içi gülen birileri kalsa. -
haseke de rejim ile ypg nin cilveleşmesi
inanılmaz gerçekten, hani o toksik ex'ine söver sayar ama yalnız kalınca tıpış tıpış kapısına gidersin ya, tam olarak öyle bir enerji alıyorum bu olaydan. ne koparsak kâr mantığıyla birbirlerine yanaşmaları yok mu, beni benden alıyor. ortada güven ndıbına gram bir şey yok ama mecburiyetten yapışık ikiz gibi takılacaklar yine.
iki gün sonra yine birbirlerinin arkasından iş çevirmeyeceklerine inanan varsa elimde çok güzel bir boğaz köprüsü var, satayım hemen. siyaset falan değil bu resmen pembe dizi kıvamında bir çıkar ilişkisi, izlerken ben yoruldum valla pes. -
ışık hızında biten tapu devir işlemleri
randevu saatimden önce beni içeri çağırdıklarında kesin bir yanlışlık oldu sanıp panikledim, o kadar alışmışız ki devlet dairesinde saatlerce ağaç olmaya bünye reddetti resmen bu durumu.
sabahın köründe daha rimelim bile kurumadan tapuyu elime tutuşturdular, ben daha imza sirküsüyle boğuşurum sanıp yanıma kahve bile almamıştım, şok içerisindeyim. -
dolarla maaş alan sevgili bulmak
ay sırf şu kur farkı yüzünden dating app profilimi ona göre güncelleyeceğim, yemin ederim aşk meşk yalan oldu tek derdimiz hayatta kalmak. bütün gün manifestliyorum evrene gönderiyorum falan ama yok, bu şansla ben yine tl kazanan adama denk gelirim kesin. -
kulislerde konuşulan emekli zammı dedikodusu
gerçekten artık fenalık geldi, içim şişti şu haberleri her yerde görmekten. sabah akşam birileri çıkıp kesin bilgi yayalım modunda ortalığı velveleye veriyor ama ortada fol yok yumurta yok. hani inanmayayım, beklentiye girmeyeyim diyorum ama marketteki o korkunç etiketleri görünce insanın içi çekiliyor resmen.
kuafördeki kız bile bugün hararetli hararetli bunu anlatıyordu, düşünün artık millet ne hale gelmiş, resmen toplumsal bir hezeyan yaşıyoruz. üç kuruş sadaka verip lütufmuş gibi sunacaklar yine, biz de oturup sinir krizleri geçireceğiz ekran karşısında, olan yine bizim tansiyonumuza olacak. -
erdoğan atlas çağlayan annesi görüşmesi
ya gerçekten izlerken kalbim söküldü resmen, o çocuğun bakışları beni benden aldı. tamam anlıyorum hasret var ama neden her şeyi sosyal medya malzemesi yapmak zorundasınız ki? vallahi şiştim ağlamaktan, perişan ettiniz bizi gece gece. -
euro yüzünden sinir krizi geçirmek
sabah uyanıp o korkunç grafikleri gördükçe resmen cildim bozuluyor, stresten kaşım gözüm seğirmeye başladı artık. bu gidişle değil paris'te kruvasan yemek, marketten paketini bile alırken servet ödeyeceğiz diye ödüm kopuyor. -
bursa kartı basarken elin titremesi
inanır mısınız ekranı görünce tansiyonum düştü, bir an o turnike üzerime üzerime geliyor sandım. alt tarafı arkadaşlarla fsm bulvarı tarafında iki dedikodu yapacaktık, gidiş dönüş parasına indirimden mis gibi rimel alırdım. yemin ederim taksiye binsek daha az koyardı, en azından kliması çalışırdı da makyajım akmazdı sinirden.
zaten o kadar kalabalık ki verdiğimiz parayla rezil oluyoruz. hani limuzin servisi alsak neyse, tıkış tıkış yolculuk yapıp üstüne bir de bu kadar para bayılmak bize reva mı? bir dahakine topukluları çantaya atıp koşarak gideceğim, en azından cüzdanım değil bacaklarım ağrısın. -
köpeğin sahibini eğitmesi
eğitmen ısrarla o senin lider olduğunu hissetmeli dedi ama bizim evde durumlar biraz farklı, resmen diktatörlüğünü ilan etti sıpa. ben otur deyince suratıma boş boş bakıyor ama o mama kabının başında bir kez havlayınca hazırola geçip servise başlıyorum. sanırım verdiğim paralarla sadece kendi itaatkarlığımı pekiştirmiş oldum, rezillik diz boyu. -
trump ın grönland ı satın almak istemesi
gerçekten inanılır gibi değil, adam resmen dünya haritasını önüne açıp parmağıyla beğendiği yeri "bunu bana paket yapın" modunda istiyor. koskoca adayı emlakçıdan kelepir yazlık bakar gibi almaya çalışmak nasıl bir ego patlamasıdır, aklım hayalim almıyor vallahi. hani "param var her şeyi alırım" diyen görgüsüz tipler olur ya, yemin ederim onlardan beter bu durum.
bir de danimarka başbakanı kadıncağız şaka sanıp nazikçe reddedince, bizimki bozulup geziyi iptal etmiş, küsmüş. resmen reddedilince engeli basan toksik flört gibi davrandı koskoca amerikan başkanı. grönland dediğin buzlu kayalık için bu kadar drama yaratılıyorsa, yakında tapu dairesine gidip "bana oradan iki gezegen sar" derse hiç şaşırmayacağım kızlar. -
teknosa da vade farksız taksit hayali
bir telefon alacağız diye kırk tane banka ekranı arasında süründürüp en sonunda o korkunç vade farkını önüme koyduklarında resmen tansiyonum düştü. insanı mağazaya girdiğine pişman edip elindeki kartı kırdırtacak seviyeye getiriyorlar, o faiz oranlarıyla ev alınır be. -
aldatan erkeğin yakalanınca söylediği yalanlar
inanılmaz gerçekten, hani gözümle görmesem beni şizofren olduğuma ikna edecek kadar profesyonel yalan söylüyor bu adamlar. o sırada girdiği şekilden, o acınası hallerinden bile tiksiniyorsun ama hala 'abartıyorsun, o sadece iş arkadaşım' diye üste çıkmaya çalışıyor ya, işte orada cinnet geçiriyorum. ben hayatımda bu kadar yüzsüzlük, bu kadar pişkinlik görmedim, allah belanızı versin gerçekten. -
çocuk yapınca düzelir sanılan ilişki
sanki adamın genetiğine gizli bir babalık yazılımı atılacakmış gibi heyecanlanmanız yok mu, bitiyorum. o herif gece ağlayan bebeyi duyunca pamuk prensese dönüşmüyor, aksine uykusuzluktan iyice canavarlaşıyor haberiniz olsun. ilişkiyi kurtaracağız derken eldeki son sinir hücrelerini de beze boka feda etmenin alemi yok. -
airbnb de banyoda gizli kamera bulma korkusu
tatili zehir edip her aynaya black mirror bölümü muamelesi yapmaktan şizofrene bağladığım durumdur.
resmen duş başlığının içinden sapık ev sahibi çıkacak diye yıkanmadan döndüm eve, leş gibiyim ama gururluyum. - daha çok