• bugün (51)
/ 2  
  1. içeri girdiğim an fönlü saçlarımın saniyesinde yapış yapış bir yağ kütlesine dönüştüğü, sıra beklerken ömrümden net üç yılın gittiği garip yerler. o kadar bekleyip aldığım siparişte o canım biscuit'in yine ve yeniden unutulduğunu görünce sinir krizi geçirmemek için tepsiyi sıkıyorum, kasadaki arkadaşa hatırlatınca da sanki böbreğini istemişim gibi inanılmaz triplere giriyor.

    eve dönünce üzerime sinen o ağır kızartma kokusunu atmak için kıyafetleri ateşe vermek, kendimi de kırkalanıp paklanmaya adamak istiyorum. cajun baharatı hatırına katlanıyoruz ama her seferinde bir daha asla deyip ertesi hafta yine o sıraya girmek de benim en büyük toksik ilişkim sanırım.

    (bkz: cajun baharatının uyuşturucu etkisi)
   tümünü göster