• bugün (44)
/ 2  
  1. sabahın köründe işe geç kalmışım, saç baş dağılmış, tek derdim metrobüse kadar ölmeden gitmek. gelen beyefendi sanırsınız beni nikah masasına götürecek, o ne nezaket o ne beyefendilik. "klimayı 22,5 dereceye ayarladım hanımefendi uygun mudur, müzik sesi rahatsız ediyor mu?" diye sorunca inip arabayı ben süreyim, siz arkada dinlenin paşam diyecektim zor tuttum kendimi.

    yani tamam hizmet sektörü falan ama kısa mesafe almayan sarı taksi travmalarıyla büyümüş bir nesiliz biz, bu kadar ilgi alaka bünyede şok etkisi yaratıyor, insanı "acaba böbreklerim gidecek mi" paranoyasına sokuyor. bey amca sen bu zarafetle harcanıyorsun buralarda, git diplomat falan ol, sabah sabah bizi de vicdan azabıyla germe lütfen.