• bugün (52)
/ 2  
  1. sabahın köründe kalkıp o metrobüs kapısında verdiğim yaşam mücadelesini gladyatörler bile vermemiştir, yemin ediyorum makyajım yüzümde durmuyor stresten. nişantaşı'nda iki tur atıp pahalı kahve içince kendini bu şehrin sahibi sananlara da ayrıca gülüyorum, eve dönünce o rutubetli duvarlarla bakışıyorsunuz sonuçta.

    gerçekten sinir hastası olmamak elde değil, o kadar kalabalık ki bazen kendi nefesimi duyamıyorum. bir de kalkmışlar istanbul'un ruhu var diyorlar, valla o ruh benim ruhumu emdi bitirdi, posam çıktı posam. kasaba hayatı güzellemesi yapmıyorum ama bu şehirde yaşlanmak değil resmen çürümek garanti.