• bugün (44)
/ 2  
  1. sabahın köründe o nemden saçın kabarmış, yüzündeki o özenle sürdüğün fondöten erimiş halde metrobüs kapısında ezilmemek için savaşırken insana hayatı sorgulatan eylem. hani diyorsun ki, prensesler gibi yaşamak varken ben neden bu gladyatör arenasında hayatta kalmaya çalışıyorum? cidden her gün bir survivor parkuru, her gün bir kaos ama işte akşam olup da o vapurun güvertesine çıktığında bütün o çileyi, o rezilliği unutturan lanet bir büyüsü var.

    tam bir toksik sevgili bu şehir, seni sürüm sürüm süründürüyor, ağzına ediyor ama "ben yapamam onsuz" deyip yine dizinin dibinden ayrılamıyorsun. terk etsen gidemezsin, kalsan dayanamazsın, öyle arafta, öyle garip bir mazoşistlikle gençliğimizi yiyip bitiriyoruz burada.