• bugün (25)
  1. kızlar inanın bana bu mağazanın kozmetik reyonuna girince aklımı kaybediyorum. sadece bir şişe misel su alıp çıkacağım diye yeminler ederek o kapıdan girip, indirimli gördüğüm an ihtiyacım olmayan altıncı pembe allığı sepete atarken buluyorum kendimi. bir de o dev sarı etiketleri insanın gözünün içine öyle bir sokuyorlar ki, sanki zararına satış yapıyorlarmış gibi garip bir hezeyana kapılıp stok yapma krizine giriyorum. kasaya geldiğimde kredi kartım cüzdanımda sessizce ağlıyor ama benim derdim o an sadece kasa arkası kampanyasındaki o mucizevi saç kremini de sepete ekletmek oluyor.

    hayır bir de mağazanın manav reyonundaki o gereksiz estetik düzen yok mu, insanı resmen hayatında hiç yemeyeceği o ejder meyvesini almaya zorluyor. porselen gibi dizilmiş avokadoları seçerken kendimi birden sağlıklı yaşama adamış elit bir wellness gurusu sanıyorum ama gerçekler poşetleri eve taşırken kopan tırnağımla acı bir şekilde yüzüme çarpıyor. deneyimsözlük kızı olarak net söylüyorum, burası bizim zaaflarımız ve estetik açlığımız üzerine tasarlanmış sinsi bir simülasyon.