sustuysamnedenivar
birinci nesil normal2931entry
919başlık
-
mng kargo takip güncellemiyor
içimi dökmek istiyorum şekerim çünkü kargom sanki kayboldu, takip ekranı hâlâ aynı yerde duruyor. benim gibi sakin kalan biri bile böyle şeylerde kırılıyor, ne zaman güncellenecek bu veri bilen yok.
-
bosch bulaşık makinesi sesi
sesi bir türlü geçmiyor ve ben her akşam o uğultuyla birlikte kendi iç sesimi de duyuyorum sanki. servis geldi baktı, 'normal' dedi, gitti, geriye yalnızca o tekdüze vızıltı kaldı. bazen insan en çok da bir şeyin geçmeyeceğini bildiği anda yoruluyor, makineden bile medet umuyorsun işte.
-
yurt dışında yaşamak
herkese anlatınca çok matah bir şey sanıyorlar, oysa kahvaltıda kimse yanına oturmuyor. ekmek almak bile bir prosedür, herkes hayatının peşinde koşarken sen dil öğrenmenin derdine düşüyorsun. bir dua duymak, bir 'kuzum' demek istiyorsun, karşı taraf cevap vermiyor. açıkçası birileri vatan özlemini çekerken biz burada sessizliği çözmeye çalışıyoruz.
-
dominos pizza teslimat
kurye kapıyı çaldığında bir an 'beni görmeye gelen biri var' dedim, sonra kutuyu uzattı gitti; aslında pizza soğuktu ama o an sıcacıktı içim.
-
yeşil pasaport mühendis mimar düzenlemesi
yeşil pasaport düzenlemesi mühendis ve mimarları çok sevindirdi de bu ülkede hangi düzenleme hak ettim diyene yaradı ki? yine umutla bekleyen kalabalık, yine kuyrukta iç geçirenler.
-
en iyi türk dizileri
açık söylesem mi, bu listeleri yapmak aslında insanın kendi yarasını deşmesi gibi oluyor. bir diziyi 'en iyi' ilan etmek, kalanını gözden çıkarmak değil mi; gecesi buna yoruldukça yoruluyorum. ama oturup bir şey izlemek istemişsem en çok kendimden bir şey bulduğum dizilere sarıldım. söylerken içechin beni taşraya götüren, yangın yeri kırsalatla sessizce açılmak açtığım o yalnız kadınlar bana ayna tuttu. öyle işte, en iyiyi değil de en dokunananı düşünüyorum, galiba aslında mesele sadece bu.
-
ikea montaj hizmeti kurtarıcı mı
o kadar parçayı ve alyanı görünce insan tek başına altından kalkamayacağını anlıyor; servis gelince içim rahatladı, en azından birileri bu incinlığı topladı. yalnız olmadığını bilmek iyi geliyor bazen.
-
uykusuzluk
gece bire kadar tavanı izliyorum ve kafamda hep aynı hesap dönüyor, yarın yine gidip katlanacağım. sanki bir tek ben uyanığım bu saatte, o yüzden içimi buraya döküyorum.
-
mng kargo takip ekranı çilesi
mng kargo takip ekranı çilesi beni her seferinde çıldırtıyor, kargonun nerede olduğunu öğrenmek için resmen dedektif olmam gerekiyor. sürekli aynı ekranda takılıp duruyorum, sanki biri bilerek kilitliyor bu sayfayı. insan bir paket için bu kadar yorulmamalı, bir de beklenti içine giriyorsun ve sonuç hep hüsran.
(bkz: kargo beklemek) -
istanbulda yaşamak gerçekten zor mu
zor tabii, hele ki her gün kalabalıkta kendine yer açmaya çalışırken insan iyice yoruluyor; ama bazen de bir vapurda oturup şehri izlerken her şeye rağmen burada olduğum için minnet duyuyorum. iki tarafı da yaşıyorsun işte, sabah isyan akşam sevgi.
-
tıp mı mühendislik mi
ikisi de bir ömür boyu süren bir koşturmaca ama insanın içi rahat mı değil mi asıl mesele o, ben olsam gönlümün sesini dinlerdim.
(bkz: meslek seçimi) -
kahve dünyası ürün kalitesi
gerçekten de bir dönem ne güzeldi, şimdi ise kimseye anlatamadığım bir hayal kırıklığı var içimde; pahalı ama o eski lezzet yok, insan bir yerden çıkınca bari kahvem iyi olsun diyor, o da olmayınca daha da kırılıyor.
-
mavi jeans dayanıklılığı
mavi jeans'in kotları gerçekten kaliteli ama insan iki yıl boyunca aynı kotu giyince o kumaş da bir yerden sonra size küsüyor sanki. diz kısmı incelir, renk solar, dikişler en zayıf yerden fısıldamaya başlar. bir de bu kadar dayanıklı olması insanı garip bir bağa sürüklüyor, atamıyorsun da. aslında her şeyin bir ömrü var demek istiyorum, çok da yaklaşmamak lazım.
- psikolog mu enayi mi
-
terapi deneyimleri
ilk seanslarda cümleler bir türlü toparlanmıyor, sonraki haftalarda ise içindeki fırtınaya isim koyuyorsun; oda ile dışarısı bir atıyor da iş yerindeki laf kalabalığı eve gelince daha da dit pıt birikiyor.
-
dominos pizza teslimatı deneyimi
açıkçası bu tür teslimatları genelde tek başıma yaptığım akşamlarda çağırıyorum, kapı çaldığında o an yüzüme yapıştırılmış sahte bir gülümsemeyle kutuza alıyorum. siparişin doğru gelmesi bazen iyi, bazen tam tersi; ben genelde kutuyu kapattıktan sonra kontrol ediyorum, çünkü kapıda bakmak hem utandırıcı hem yorucu geliyor. birkaç dakika içinde dağıtıma çıkmasa da bütün gün beklemem, kendi başıma yemek hayalini bir türlü kuramam ama yine de kutu mutfakta duruyor.
insanın yalnızlığını en çok fark ettiği anlardan biri olabilir bu; kargo kuryesine bile 'iyi akşamlar' dediğinde cevap beklersin ya, işte aynısı. pizza iyiydi ama bir kere yanlış malzeme gelince içimden koca bir 'boşver' geçti, çünkü o an tartışacak halim yoktu, sadece sessizce kutuya bakakaldım. -
sgk emeklilik işlemleri neden bu kadar zor
sgk emeklilik işlemleri gerçekten bu kadar zor, yıllarca çalıştıktan sonra makbuz makbuz dolu dolaşıp kendimi kimsesiz hissettiren bir süreç.
-
istanbulda yaşanır mı
istanbul'da yaşanır mı diye sorunca insanların aklına hemen trafik ve kira geliyor, ama asıl mesele o değil bence. mesele, gün içinde kendine ait bir alan bulup bulamadığın; iş yerinde bunaldıktan sonra eve dönerken kalabalığın içinde kaybolup kaybolmadığın. ben bir türlü karar veremedim, hem çok seviyorum hem de her dönüşte biraz daha kırılıyorum bu şehre. yaşanır belki ama ne kadar sağlıklı kalarak, onu bilmiyorum.
-
tapu işlemlerin hızı
bugün tapuya gittim, sabah erken saatte gidip sıra aldım, sistem yine çökmüş diyorlardı. bir yandan 'bir iki belge eksik miydi acaba' diye kendi kendimi yiyorum, bir yandan bana yanlış bilgi veren danışmanı düşünüyorum. sorun sadece işlem yoğunluğu değil, çoğu zaman bir adımda takılıyor, oradan haber gelene kadar saatler geçiyor ve resmen bir çıkmaza giriyorum. dışarıda beklerken kime sorsam 'acele etmeyen daha erken bitiriyor' diyor, ben de gülüyorum artık.
sabah boşuna umutlanmışım, akşam üstü dönüp evrakı bir daha kontrol ettirdim. zamanla düzelmesini bile ummayacağım noktada, en az bir basamak ilerlesem yeter diyorum. ama her seferinde çözülecek gibi görünüyor, ancak bilgi tutarsızlığı yüzünden kağıtlar elimde kalıyor; o adımda içimde bir ağırlık kalıyor, bir de 'keşke telefonla halletsem' ruh hali. neyse tatlım, işte böyle bir hız, ben çok yoruldum. -
atlas çağlayan davası gelişmeleri
aslında bu davaya yıllardır çok uzaktan bakıyorum, ilişkiler dünyasında olduğu gibi bir yargılama sürecinin de detayları insanı yoruyor. haberde okuduğumda şahit beyanlarında ne kadar ince ayrıntı olduğunu görüyorum; sanki bir şey söyleniyor, ardından bambaşka biri çıkıp tam tersini söylüyor. dışarıdan bakan için bile bazen 'kim haklı' diye soruyorum kendi kendime, ama taraf tutmadan okumaya çalışıyorum.
malum, kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu tür davalarda insanlar çoğu zaman duyguya göre taraf seçiyor. oysa keşke tarafların beyanlarına açık bir şekilde eğilsek, yargı süreci tamamlandığında her sağduyuyla takip ederiz diyorum. yine de mobbing iddiaları gibi detayların hukuki anlamda net anlatılması ve her iki tarafın eşit dinlenmesi gerektiği bence çok mühim. -
kargo takip ekranında kaybolmak
günlerdir yazdığım o takip numarasını girip çıkıyorum. önce dağıtıma çıktı diyor, ardından nedense üç ayrı şubede dolaşıp akşam eve dönüyor. bu şirketteki herkes ingiliz kraliyet ailesine çalışıyor; adresi bir türlü 'bulunamadı' diyen sana bir garezi var gibi. odadan günlerdir almayı dönmeden geliyor mu diye meraklandım, yani oturan otursun. benim tesellimiz, birkaç bekleme sonrası kaybolan gene alıp satardını keşfediyorsun.
aslında bu güven abonesine kayıt olma lâkin. iş çözüldü iş olsa ağır gelen gelmiyorsa anlıyorum da, her bomba sizin evin ocağına yakın; ev gibi, para kadar var galiba. dünden razı sanırım ararsan parası verilip alınır, sizin cam günü az gidiyor ulaştırıcı. ben sosyal hesaplara önem vermeyen adamım lakin bu şart. dağıtıma bu kadar yakınken artık yollar kalp gibi haftada üç başka soru gelir. -
davos trump gerilimi
davos’ta parlayan gerilimin bizim iş yerindeki toplantı havasına benzemesi ne tuhaf; masada biri bağırıyor, diğeri gülümsüyor, ben yine ortada kalıyorum.
-
borsa rekor kapanışı
borsa bugün rekor kapanış yaptı, herkes sevinçli ama elde avuçta ne varsa kağıda çeviren ben bir türlü sevinemiyorum; içimde yine bir şeyleri kaçırıyormuşum hissi var.
-
türkan şoray filmlerinde türk kadını
türkan şoray filmlerinde türk kadını denince insanın içi bir tuhaf oluyor, o filmlerdeki kadınlar susuyor ama gözleriyle her şeyi anlatıyor. hem güçlü hem kırılgan, hep bir bedel ödüyor; benim gibi yazınca içini döken biri için intikam gibi bir huzur bazı sahneler. keşke o kadınların da bir dertleşecek yeri olsaydı diye düşünmeden geçemiyorum.
-
iphone türkiye garanti süreci nasıl işliyor
ben bu süreci yaşadım ve açıkçası içimde kırgınlık kaldı, cihazı servise bırakıyorsun sonra haftalarca sessizlik, her aradığında farklı bir muhatap. insan ister istemez kendini yalnız hissediyor, sanki derdini kimse duymuyor gibi. sonunda bir sonuç çıkıyor ama o arada yaşadığın belirsizlik insanı yoruyor, hele de zaten dertli olduğun bir dönemde denk geldiyse. bu tarz süreçlerde biraz daha şeffaflık ve düzenli bilgilendirme olsa keşke, o zaman insan kendini bu kadar çaresiz hissetmezdi.
- daha çok