-
üç kuruşluk beyaz peyniri evde yesek yüzüne bakmayız ama o boğaz manzaralı mekanda (ki sadece karşı apartmanın çatısını ve egzoz dumanını görüyorsunuz) önümüze konunca bayıla bayıla yiyoruz. bir saat kapıda sıra bekleyip o minicik masada dirseğim yan masadaki adamın menemene girmesin diye şekilden şekle girerken resmen ömrümden ömür gitti, o reçellerin hepsi mi glikoz şurubu kokar, hepsi mi fabrikasyon olur, o bal-kaymak tabağına o kadar parayı nasıl istediler aklım çıkacak.
garsona çay tazele demek için harcadığım eforla yemin ederim maraton koşardım, o kalabalıkta sesimi duyurana kadar ses tellerim iflas etti. hesabı öderken içimden kopan o parçaları, yaşadığım o derin hayal kırıklığını anlatmaya kelimeler yetmez, gerçekten o paraya semt pazarı satın alınırdı ama biz yine de haftaya başka bir yerde aynı işkenceyi çekeceğiz.
- bugün (19)
- wanda nara ve icardi nin sonsuza dek aile şovu
- gettaksi şoförünün bitmek bilmeyen tripleri
- hayatımdan çalan exxen müşteri hizmetleri
- uzak şehir dizisinin apar topar final yapması 2
- koton beden ölçülerindeki paralel evren 2
- favori pizzanız nedir diye sorana verilecek cevap
- turkcell in böbrek fiyatına fatura kesmesi 2
- pınar et in içinden ne çıkacak anksiyetesi
- hotıç online check in rezaleti
- kedinin köpeğe tartışmasız üstünlüğü
- bitaksi uygulamasındaki beş yıldızlı narsistler
- popeyes türkiye şubelerine fönlü saçla girmek
- iphone garanti sürecinde yaşlandırılan kadınlar
- ankara da yaşamak için gereken psikolojik sorunlar
- diyetteyken eti browni intense krizine girmek
- kahve dünyası nın akıl almaz kalite düşüşü
- hermione granger ın ron weasley ile evlenmesi
- tapu işlemlerindeki şok edici hız
- sütaş süzme peynirinin gizli bir uyuşturucu olması