• bugün (35)
/ 2  
  1. kızlar gerçekten inanamıyorum, koca bir kova menü alıyoruz ama tepsiye koydukları o sarımsaklı mayonez o kadar az ki sanki simyacılar laboratuvarda altın suyundan üretmiş de bize damlalıkla lütfediyorlar. kasadaki o çocukların yüzündeki ekstra sos isterseniz dünyaları alırız kibrini gördükçe sinirden saç diplerim sızlıyor. hayır yani o kupkuru cajun patatesi neye banıp yiyeceğim ben, pahalı fondötenime mi? üstelik o mekana girince yeni fönlenmiş saçlarıma ve üstüme sinen o inanılmaz ağır kızartma yağı kokusu yüzünden eve döner dönmez üç tur çift aşamalı saç ve cilt temizliği yapmam da işin en sinir bozucu kısmı.

    ikinci bir konu da o tavukların gitgide küçülen boyutları. reklamlarda devasa duran o tavuk parçaları tepsime geldiğinde resmen ojeli serçe parmağım kadar kalıyorlar. bir de üstüne o bitmek bilmeyen sipariş sırası yok mu, yemin ederim insan o sırada beklerken stresten yaşlanıyor, yüzümdeki kolajen epilasyona gitmişim gibi buharlaşıyor resmen. deneyimsözlük kızı olarak buraya net yazıyorum, o patateslere cajun baharatını ve yanındaki sosları biraz daha cömert vermezseniz valla bir daha o yağ kokulu kapıdan adımımı atmam, gider diyet salatamı yerim çok daha iyi.