• bugün (48)
/ 2  
  1. sabahın köründe insana kendi varoluşunu sorgulatan, acaba konserve kutusundaki ton balığı mıyım yoksa insan mıyım diye düşündüren o korkunç ortam. resmen toplu taşıma değil toplu savaşma sanatı icra ediyoruz burada. rimelim aktı, fönüm bozuldu diye dertlenmeyi çoktan geçtim, her durakta kaburgalarım hala yerinde mi diye yoklama yapıyorum. yanımdaki dayının nefesini ensemde hissetmekten, sırt çantasının tokasının tam böbreğime saplanmasından gına geldi artık, gerçekten sinir krizi geçirmeme ramak kaldı.

    bir de o kapı açılınca içeri hücum eden teyzeler yok mu, yemin ederim olimpiyat güreşçisi olsalar altın madalya garanti. az önce yanımdaki kızın saçını benim ağzımdan çıkardık, o derece iğrenç bir samimiyet oluştu aramızda istemeden. gerçekten insan onuruna aykırı bu çile, işe mi gidiyoruz savaşa mı gidiyoruz belli değil.