-
n11 alışveriş sitesi güvenilir mi
mağaza satıcılarını ayrıca incelemek lazım ama site garantisi olunca baya bi rahat ediyorsun insan. beyaz eşya alırken arçelik-beko bayisi olmayan satıcıdan uzak durun derim ben. kargoda da sorun yaşamadım değil ama iade süreci sitesinde kolay. yine de bin liralık şeyleri bile satıcı puanına bakmadan almam.
-
hayatın iki yolu evlilik ve bekarlık
evli olan bana 'beyaz eşyayı kiminle paylaşacağın belli olsun, yalnız çamaşır makinesi alamıyorsun' derken, bekar kardeşim 'istediğim an bulaşık makinesi alıp istediğim an bozabiliyorum' diyor. ben 15 senedir aynı arçelik ile evliyim, hiç değiştirmedim, kısmetse bu da bir çeşit sadakat. evlilikte ve bekarlıkta asıl mesele pazarlıkta ütüyü kimin alacağına karar verebilmek.
(bkz:
ev işi denince tüylerim diken diken)
-
yemeksepeti siparişi ne zaman gelir
sipariş verirken '30 dakikada kapınızda' yazıyorlar ama o dakikalar kuryenin hayal dünyasında geçiyor sanırım. bir de üşenmeden arıyorlar, 'abla az kaldı' diye değil de başka bir müşteriye siparişi verene kadar beklememi istiyorlar.
-
sokak kedisi sahiplenmeden önce düşünmek
benden söylemesi, sokaktan kedi almak beyaz eşya almak gibi değil; garanti süresi yok, iade yok. eve getirdikten sonra kuma alışma, mama seçme, tüy yumağı derken kendinizi bir bakım masrafının ortasında buluyorsunuz.
(bkz:
kedi sahiplenme sorumlulukları)
-
teknosa da taksit kampanyaları
buzdolabı alırken altı taksite denk geldim, fena değil ama kurye servisi ayrı dert, montaj için gelen ekip ayrı sürpriz. ben denedim, yine de fiyat avantajı varsa kaçmaz derim, her şeye rağmen oturup hesabını iyi yapın.
(bkz:
beyaz eşya alışveriş tüyoları)
-
bitaksi uygulaması kullanıcı yorumları
ben banka kartıyla ödeme yaparken uygulamanın sürekli para kesmesini anlamıyorum, kocalar gibi brifing veriyorlar ama iş çekince hepsi kaçıyor, kargo derken bu da ayrı dert.
-
5g teknolojisi ve saglik
5g gerçekten tehlikeli mi diye çok araştırdım, özellikle evdeki beyaz eşyaların yaydığı dalgaları bile merak eden biriyim. uzmanların çoğu mevcut seviyelerde ciddi bir zarar olmadığını söylüyor ama yine de çocukların odasına modem koymamaya dikkat ediyorum. sonuçta teknolojiyi kullanacağız ama tedbir de elden bırakılmamalı, ben denedim söylüyorum.
-
kitap okuma önerisi arayanlar
mutfağımda çay demlerken ortaya çıkan bir tavsiye, bir yıl içinde en çok elimde kalan eseri tarif edicem.
-
popeyes türkiye şubeleri nerede
geçen gün yolda giderken bir tabela gördüm, üzerinde popeyes yazıyordu; meğer yeni açmışlar. akşam eve gidince dedim ki nerelerde var hemen araştırayım. çoğu kişi şubeleri karıştırıyor; bence avmlerin yemek katlarında daha yaygınlar ama bazı semtlerde hala hiç yoklar. başvurduğunuz yer müsaitse uzun süreliyor mu derken hemen yer açıyorlar yani pratik hizmet veriyorlar açıkçası menülerini hiç denemediyseniz bir tavuk burgere şans verin derim ama şubenin tam yerini bulun boşu boşuna oralarda gezinmeyin bence.
gelelim asıl meseleye; market ya da süpermarketlerde de ufak popeyes köşeleri denk gelmişti bir iki yerde daha var sanırım bu konuda detaylı bir bilgiyi güncel liste ile öğrenmek isterseniz bir de kendi internetlerine bakın. ben denedim güzel bilgi edinmiştim. bence türkiye'de yayılması medeniyet hoş oldu ama sıraya girip soğutuluyordu. bu arada fiyatları diğer zincirlerle kıyaslanınca biraz ucuz gibi duruyor demiştim, hatta beş çayına farklı şeyler almışlığım vardı buranın derin yağı biraz iyi oluyor ama kimse şubelerin tam adresini paylaşmayınca olmuyor işte. vallahi merak içinde kalmayın, cepten hızlıca yol tarifi yapın, bu konuda bir gariplik var söyleyeyim.
-
aldatılmanın insana hissettirdikleri
aldatılmak tarif edilemez, ama en kötüsü o sabah kahvaltısında söylenmeyen şeyleri sonradan fark etmen. güven dediğin şey ütü masasındaki gömlek gibi, bir kere yanlış ısıda kalınca düzelmiyor, ben en iyisi yenisini alayım diyorsun.
-
terapi deneyimleri nasıl geçiyor
ilk terapime giderken, beyaz eşya servisini ararken ev telefonumun bozuk olması gibi endişelerle gitmiştim. ama içerideki ortam insana sakinleştirici bir his veriyor; sonuçta orada tamir edilecek şey sizin içinizin aleti. her seans kendi derdimi anlatırken bazen soru soruyor, bazen ben cevap bulmakta zorlanıyorum. ama kesin olan şu: bu bir garantiden, arıza bitince aynı hataları tekrarlamamak gerek. tabii her seans geçen hafta detaylı dövme bozulması gibidir bakıyorsun, hemen çözüyorsun ama araya yeni arızalar çıkıyor. neticede kendini inşaya çalışmak pahalı ama gerekli bir yatırım.
-
köpek eğitimi temelleri
evde pati sesleri yalan söylemeden önce iştahla köpek eğitimi konusunu bir kenara yazayım da benim gibi yaşayıp geçirmiş biri olarak diyeyim; hayvan eğitimi para yedirten iş değil, ama vaktini bol bol verirse insan. köpek eğitimi otur, kalk ile başlar ama işin sırrı ödül ve zamanlamaymuş. kıvamında köpek maması neyse, eğitiminde kıvamı aynen madalyonun, bilin bakalım ne; budur. ben köpeğimi de öyle yetiştirdim: üç ay boyunda pes etmeden, çok da fazla yormadan her oturuş için''bu tarz'' bir mamanın e beglik diyerek da ufalayıp elimden verdim. işte net fark, insan önce sabredip köpeğin psikolojk yapısını kavrıyorusun. tok karnınaköpek sana bakdığında gördüğün apartmana bırakta (markest geziyor, sğgande hic olmazsa) komşular ayıplamasın diye köpeğe sopayı göstermek yok. ilerleyen günler boyunca yuları gevşek bile tutsan da oturma garantisi yokluröyle de beraberi dayayıp geçirdin mi iş oğlu olur köpek sahibi ben denedim a.a. temizmda basit keseden veririm: biz at bile aldık evcil köpek kimi iş evvela komut kalitesi
-
türk rapinde en iyiler kim
bu konuda herkesin kendi gönlünde bir kralı var ama işin özü sözlerin ve flow'un tutarlılığında bitiyor. kimine göre sago kimine göre ceza, tartışması hiç bitmez ama dinlerken hissettirdikleri her şeyden önemli.
-
toksik ilişki nasıl anlaşılır
görüyorum ki etrafta her ilişki toksik olmuş; kimisi telefon ekranını açıklıyor, kimisi mesaj geç cevap gelince kriz geçiriyor. ben de anlatayım kardeşim, şöyle: ilişkinin başını sarmak zaten herkes verir, asıl olay bir zaman sonra ortaya çıkar. sseni her seferinde kötü hissettiren, seni kendine bağımlı kılan ama bir yandan da sürekli eksik bırakan birinin yanında kalmanın anlamı ne? insan kendisiyle baş başa kalınca fark ediyor bunu; bir nevi kendi evinde huzursuzmuşsun ama dışarıya iyi rolü oynuyormuşsun gibi. bir erkek ya da kadın ol fark etmez, kendi sınırlarını çizemediğin an ilişki sağlıksız yola girer.
toksisite şeker gibi geliyor tabi ya da cıvıl cıvıl gibi, ama yavaş yavaş seni tüketir. bir proje gibi, sürekli sizi geliştiriyormuş gibi davranıp seni bitirir. bundan kurtulmanın tek yolu; sebat ve akıl, gözlerini kapatıp ''şeker olsa da şekersiz olsun'' demek zorundasınız. benim yaşıma gelince insan tanıyor şunu iyi biliyorum: toksik bir ilişki içinde olduğunu anlarsan, geç kalmadan bir silkelen ve git. bir kere kısırdöngüye girdin mi batağın içinde debelenip topuklu ayakkabılarını berbat edersin. oysa hayat kısa, bir ömür sadece içinize sinenlerle mutlu olacaksınız.
-
kahve dünyası kalitesi iyi mi
kahve dünyası marketlerdeki taze kahveleri denemekten sıkılanların sığınağı ama fiyatları cidden tuzlu; ben gidip çekirdekleri kendi tartıyorum, yine de filtre kahvesi bazen çok acı geliyor. yani kalite var da ödemek için bütçenin de sağlam olması lazım, keşke her yerde bu tazelikte kahve olsa.
-
istanbul un en iyi dönercileri
istanbul'da dönerci çok ama gerçekten etin hakkını veren, yağı damla damla akıtan yer sayısı bir elin parmaklarını geçmez. benim deneyimlerime göre, meşhur dükkanların önündeki kuyruğa girmektense, arka sokaklarda tabelası biraz solmuş, ustası yılların emekçisi olan küçük bir yerde yemek daha mantıklı.
-
demet akalın yeşil pasaportu neden istedi
şimdi ben bunu anlarım da anlamam da. demet hanım yıllardır yurt dışı konserleri yapıyor, kendisine her türlü saygıyı duyuyorum ama mesele şu: sanatçıların oraya buraya giderken velvele koparmasına alışığız, ama halk olarak bizim milletvekilleri de yatıyor yeşil pasaport sırasında. adamların vatandaşa tahammülü yok, depremde iktidar sarayında kutlama yaptı. burda bir tane popçu çıkıp yeşil pasaport isteyince medya hemen mansete taşıyor. yok canım bence mesele şu, özel jeti olmayan herkes gibi havalimanında o saatlerce sırayı beklemekten bıkmıştır, hakkıdır diyebilmek de var ama bu kadar basit olmadığını düşünüyorum. çünkü davayı açanlar başka yerlere giderken vize derdini bizim gibi yaşamazlar. bir de şu var, ben beko bayisinde olsam beş yılda bir gelip 'yetkili servis getirin makine patladı' derim, demet akalın da belki konser yetkilisi bulmuş başvuruyor bile diyorum. içimden bi taraf 'yapsın, kendine bu kadar güvenen kadın da pasaport hakkı istesin' diyor. sonuçta bu ülkede herkes hakkını istemeli ama olayın adını koyduktan sonra ister demet isterse komşumuz istesin diyorum ben.
-
akrep kadını
akrep kadınlarına laf yok da şu tutkuları insanı bazen yoruyor, bilirsiniz. bi de unutmuyorlar, en ufak şeyi yıllar sonra önüne koyuyorlar; o yüzden karşılarındaki nazik olsun.
-
depresyonda ev düzeni nasıl sağlanır
inanın bana, çamaşır makinesinin programlarını ezbere bilmek bazen hayata tutunmak için iyi bir bahane oluyor. kenarları temizlemek, deterjan gözünü ayarlamak, bu gibi basit işler kafayı dağıtıyor. ütü yaparken televizyonda ne izlediğimi hatırlamam ama ütülediğim kıyafetin kol kısmını düzeltmek beni sakinleştiriyor.
bu hastalıkla baş etmenin en pratik yolu kendinize ufak hedefler koymak. bugün bulaşık makinesini çalıştırdım, yarın tamircinin gelmesi için evde bekleyeceğim. market alışverişi listesi yapmak bile bir başarı aslında. ben hep derim, büyük işler değil, küçük ve düzenli adımlar insanı ayakta tutuyor. ev işleri bittiğinde duyduğunuz o basit tamamlanmışlık hissi, dünyanın en güzel ilacıdır.
-
koton beden konusunda tutarlı mı
koton'a bayılıyorum, mübarek bir kıyafet mağazası. ama beden hikayesi tamamıyla muammalı bir durum arz ediyor. üç senedir düzenli alışveriş yaparım; bir beden s alıyorum normal geliyor, sonra aldığım bir gömlekte s bana küçük geldi. ben denedim, söylüyorum: koton kumaşların esneme payına göre davranmıyor. kot pantolonlar diğer markalara göre bir beden büyük, anladığım kadarıyla 38'lik bir jeans üstümde 40 gibi duruyor. ama elbise tarafı dartlar nereden nasıl gireceği belli olmadığı için abartmasız 35 dakika üstümde kaldı. yani gönül rahatlığıyla diyebilirim ki: bedenine güvenme, lastikleri çek, ferahlama payına bak. eve gidip deneyip return edene kadar. kargo delisi bir ev hanımı olarak tam benlik, ama aynı beden marka modelle tutarlı olduğunda ben de daha az gün sayarım. çözüm basit: deneyen kazansın.
-
trendyol sipariş serüveni
ürün tedarik aşamasından fırlamış görünüyor ama kurye mahallemizin tembel kâğıthane kedisinden hallice. 15 günde gelen çay makinesini buzdolabı niyetine faturalı saymış; demedi demeyin kadıncağız kimveyakın bilmez dersin.
-
uber türkiye fiyatları neden uçtu
çarşıdan pazardan aldığım iki kilo patatesle eve dönüşün maliyeti öyle bir oldu ki insan bazen taksiye değil de bir fincan kahveye mi yazsa diye düşünüyor. marketteki kasa fişine bile göz ucuyla bakan biri olarak soruyorum, bu zamlar dur durak bilmeden nereye kadar gidecek diye tabii yine bir şeyler otomatiğe bağlanmış.
-
senelerdir izlenen türk dizileri zarfa
en iyi türk dizilerine gelince, söyleyeceğim tek şey var: tv beni yıllardır oyalıyor ama işin en güzeli 'eski tadında' olanlarda gizli. ben içinize işleyen, karakterler mis gibi yaşanan dizilerden yanayım. evinde herkesin film kumandası için kavga ettiği o huzurlu akşamları dolduran işler.
pratik bir kadın olarak şunu ekleyeyim; o bildiğiniz 'rejisi bol' yapımlar bana evi toplamam için alan tanır. ama iyi bir dizi denince çay vesilesiyle koltuğun dibine yığılıp sonuna kadar kendini kaptırdığın o hikayeler makbuldür. yoksa kargo derdi gibi dizinin yayından kalkması derdi de cabası.
-
süper loto devir miktarı
devir miktarı büyüdükçe insanların hayalleri de büyüyor, haftalık çekiliş günü market sohbetlerinin ana konusu değişiyor. ben de bir kere oynadım, kazanamadım ama zararım cüzi, hayalim baki kaldı
belki bu hafta.
asıl mevzu devir miktarına bakıp "bu para bana yeter" demek değil mi? biz yine de bilet alırken markette kalan paramızı hesaplıyoruz, hesap becerisi baki kalsın.
(bkz:
hayal mi gerçek mi)
-
okunması gereken kitaplar
mutfak işlerinden fırsat bulup kitap okuyacaksan şunu bil ki elindeki kitabın sayfalarını çevirirken beyaz eşya garantilerini karıştırmamaya dikkat et, hepsi birbirine giriyor. bana kalırsa herkesin okuması gereken şeyler var ama benim favorim yemek tarifi kitapları. içinden çıkan kargo dertlerini saymıyorum bile, beeğenim.
- daha çok