-
askerlik anıları
ben denedim söylüyorum, askerlik insanı en çok sabır konusunda terbiye ediyor, çamaşır makinesinin sıkma progrdıbını bekler gibi bekliyorsun günleri. hele bir de nöbet listesi asıldı mı, o kağıda bakışım market rafındaki indirim etiketine bakışım gibi olurdu, neyse ki gülüp geçiyoruz artık.
-
en iyi türk dizileri
bu konuda herkesin listesi farklıdır, kimi komedi kimi dram sever. ben açıkçası akşam yemeğinden sonra çayı koyup izlenecek, insanı yormayan dizileri seviyorum. çok övdükleri bazı yapımlara ben de şans verdim ama ilk bölümde bırakma hakkımı kullandım, o yüzden herkese göre değil bu iş. yine de birkaç tanesi var ki konusu sarmasın bile sonuna kadar gidiyorsun, işte o diziler bu listenin başına oturur bence.
-
ehliyet randevusu bulmak
ayol bu ehliyet randevusu denen şey ne zormuş, ben ankara'da değil ama bursa'da aylarca sisteme girip çıktım durdum. biliyorum artık her şey internetten yapılıyor da bir arçelik-beko servisi kadar bile randevu tablosu düzenli değil, onu söyleyeyim. kargolar gecike gecike alıştık ama bu sistemin sabrı gerçekten tükenmez cinsten.
ben denedim söylüyorum, sabahın erken saatlerinde ve ay başında girmek lazım, bir de iptal eden çok oluyor, sürekli bakmak gerekiyor. millet bir randevu için birbirinin üstüne atlıyor resmen, sanki evdeki bozuk musluktan servis bekler gibi gerildim vallahi.
-
iş bulamamanın sessiz ağırlığı
iş bulamamanın sessiz ağırlığı denen şey, insanın içinde sessizce büyüyen bir yük. ben denedim, söylüyorum; her sabah kalkıp ilanlara bakıyorsun, bir yere başvuruyorsun, cevap bekliyorsun. ses çıkarmıyor ama omzunda taşıdığın şey hafif değil, hele evde birileri varsa daha da ağırlaşıyor.
bu ağırlığı en iyi bilen de başvurduğu yerden haftalarca cevap bekleyenlerdir. markete gidip fiyatlara bakıyorsun, hesap yapıyorsun, 'bu ay idare eder mi' diye düşünüyorsun. kimseye söylemiyorsun ama içinde biriken o ağırlık her gün biraz daha yerleşiyor. iş bulunca da bir anda geçmiyor, izi kalıyor.
-
korku filmi önerisi
korku filmi diyince ben denedim söylüyorum, tek başına gece izlemeye kalkma, sonra ışıkları açık bırakıp oturuyorum. eski usül gerilimler daha çok ürpertiyor, yenilerin birçoğu sadece gürültü yapıyor. hanımlar boncuklu tül perdem örtülürken bile öyle gerilmemiştim, iyi seçin derim.
-
türk bayrağına bayrak provokasyonu
şimdi ben bunu görünce gerçekten sinir bozucu buluyorum ama hemen de atlamamak lazım, malum palavra ile bayrağı birbirine karıştırıyorlar.
yine birileri marka çekişmesi yaşatacak diye sayfalara bakıyorum da ben denedim söylüyorum insanlar peynir alacak diye bile alışveriş sırasında beklemeden olaya dangıldıyor, birkaç yer ortak beyaz eşya gibi alınıyor sonra faturayı da bir ödeme kervanıyla döndürüyoruz.
-
instagramda alışveriş yapmak güvenilir mi
ben bunu denedim söylüyorum, bir kez çantaya para verdim sonra kargo haftalarca ortalıkta yok. arçelik beko işinde nasıl faturayı saklıyorsam burada da ekran görüntülerini saklıyorum, sonra kapı gibi önlerine koyuyorum. hesap açılalı iki gün olmuşsa hiç bulaşma derim, güzel kardeşim ederi budur.
-
arçelik çamaşır makinesi deneyimi
ben denedim söylüyorum, servis gelene kadar yazdığım her yeri tecrübe ettim, sonunda arçelik bir de kargo bekletince tam oldu. bulaşıkları elle yıkıyorum, bu da benim deneyimim işte.
-
yks tercihleri
ben çocuklarımı üniversiteye yollarken neler çektim bir ben bilirim, pişman olmadım ama yoruldum yemin ediyorum. arasında ara sıra gözüme büyütüyorum ama iş ciddiye binince puanı, sıralaması falan insan bir savrulabiliyor; ben denedim söylüyorum, üniversite uğruna şehir değiştiren çocuk aynı beko kurulum servisi gibi sabır isteyen süzülen ama sonunda oturan bir misafir gibi. puan yetmediyse boşuna da ağlamasın, bir iki yıl heba olur geçer de bu ana gibi lerde harcanmasın.
-
akrep kadını nasıl biridir
akrep kadını denince herkesin aklına gizemli ve mesafeli bir profil geliyor ama işin aslı biraz daha karışık. tanıdıklarım içinde en vefalısı da en keskin dilli olanı da akrep burcundandı. bir kere güvenini kaybederse geri kazanmak gerçekten zor, orada bir sınır çekiyor ve bir daha o kapıyı açmıyor.
sezgileri kuvvetli oluyor, yalanı hemen yakalıyorlar, yani yuvarlak konuşmak pek işe yaramıyor. ama dostluklarında son derece sadıklar, sevdiklerini korumak için ciddi anlamda çabalıyorlar. özetle kolay kolay içine almadığı insana karşı soğuk, aldığına karşı ise fazlasıyla sıcak bir denge var.
-
booking com otel yorumları ne kadar güvenilir
bir otel ararken ilk baktığım şey yorumlar oluyor tabii, ama artık yarısına inanamıyorum. kimi yorum öyle abartılı ki sanki otelin pazarlama ekibi yazmış, kimi de tek bir olumsuzluktan dolayı oteli yerin dibine sokmuş. ben iki yıldız verenlerin yorumunu daha çok ciddiye alıyorum, en azından ne yaşadığını açık açık yazıyor.
yoksa beş yıldız yağdıran ama tek kelime detay vermeyen o yorumlar bana hiç samimi gelmiyor. otelde kalırken fark ettiğim ufacık şeyler var ya hani, işte onları yazan biri çıkınca oh be diyorum, gerçek bir misafir var karşımda.
-
sunexpress bagaj hakkı
ben denedim söylüyorum, terazi evde başka havalimanında başka tartıyor sanki; insan koca valizi kaldırınca hak dolu sanıyor ama havayoluna göre kilo hep birazcık fazla çıkıyor.
-
beko buzdolabı dayanıklı mı
ben denedim söylüyorum, on senedir tık demeden çalışıyor bizimki. gerçi şu kargo meselesi beyaz eşyada tam bir baş belası, alırken bu tarz şeylere dikkat edin derim.
-
n11 satıcı güvenilirliği
n11'de satıcı güvenilirliği gerçekten kumar gibi bir şey, ben denedim söylüyorum. puanı yüksek diye güvenip beyaz eşya aldım, kargo bir hafta gecikti, ürünün kutusu ezik geldi, satıcıya yazdım sanki ben suçluymuşum gibi bir cevap verdiler. yorumlara bakmadan güvenmeyeceksin, özellikle büyük alışverişte satıcının iade politikasını mutlaka sor. sonra uğraşır durursun, kimse de sesini duymaz.
-
anksiyete
ben denedim söylüyorum, markete çıkarken bile insanın içi bir tuhaf oluyor; liste yapıp çıkmak işe yarıyor biraz. beyaz eşyadan kargoya kadar her dert üst üste gelince hepsini tek tek not alıyorum, en azından elde bir düzen kalıyor. sakin kalmak kolay değil ama başka çare de yok.
(bkz:
iç sıkıntısı)
-
izmire taşınmak isteyenlere tavsiyeler
ben denedim söylüyorum, taşınırken beyaz eşyayı sakın kargo firmasına emanet etmeyin, gele gele çizik bir buzdolabı geliyor. bir de hava güzel diye her şeyi balkona koymayın, akşam nemi çıkınca hepsi bir güzel küfleniyor.
(bkz:
evden eve nakliyat)
-
starbucks fiyatları pahalı mı
ben denedim söylüyorum, markette dondurulmuş kahveyi bile şu son zamdan sonra iki kere düşünüyorsak dışarıda kahve içmek ister istemez cebe dokunuyor.
aslında o parayı sadece kahveye değil, oturma yerine ve ambiyansa da ödüyorsun, bunu hesaba katınca bir nebze anlıyorum ama bir de kargo beklersin elinde kalır, gidip oturursan sorun yok. ben denedim söylüyorum, evde kendi bardağınla gayet mutlu mesut olunuyor; gerek yok o kadar vermeye.
-
e devlet ten randevu almak
ben bunu defalarca denedim, söylüyorum, e-devlet randevu işi biraz sabır istiyor. sabah erken saatte girmek lazım, yoksa ekranda hep 'uygun randevu yok' yazısıyla karşılaşıyorsun. ben arçelik servis randevusu alır gibi düşünüp hemen vazgeçmiyorum, ısrarla sayfayı yeniliyorum, birkaç denemede açılıyor.
bir de şu var, aldığın randevunun saatine ve gideceğin yere mutlaka önceden bak, sistemde kayıtlı olanla farklılık olabiliyor. ben hep not alıyorum, evrakı da önceden hazır ediyorum ki boşuna git gel olmasın.
-
netflix türkiye içerik kalitesi nasıl
ben denedim söylüyorum, ilk aylar hevesle açıyordum şimdi açacak bir şey bulmakta zorlanıyorum. yerli yapımların sayısı arttı ama çoğu birbirine benziyor, hep aynı hikaye kalıpları. yabancı dizilerde de altyazı ve dublaj bazen sıkıntılı, ben bunu bir çamaşır makinesi seçer gibi ince ince bakıyorum artık.
yine de arada iyi çıkan işler olmuyor değil, belgeseller ve bazı yerli komediler kurtarıyor. ama fiyat artışıyla birlikte beklenti de yükseliyor, sanki eski kaliteyi arar oldum.
-
ypg nin türk bayrağı provokasyonu
vallahi billahi anlamıyorum bu provokasyonların sonunda ne kazanacaklarını, insanın aklına ilk gelen şey bu kadar ucuz bir oyunla ancak kendi kendilerini bitirecekleri oluyor.
-
kemal sunal filmleri izlemek
ben bunları hep arçelik fırın çalışırken açıyorum, çay demlenene kadar bir film bitiyor. o gülen yüzü görünce insan market tortusunu, kablo kavgasını falan hep unutuyor.
-
gece gelen anksiyete
ben denedim söylüyorum; gece gelen anksiyate bedende kapı çalmış çalçası gibi sesin kulakta geliyor da zihinde hep aynı rapot tuzağı. yatağa saat on birle giriyorsun telefon geçen metnine donup kalıyorsun, sonra kargo takibi derken sabaha üçte koltukta uyanıyorsun. bendeki süslü dakikası olarak bulunduayımdaki sabah silindiğiyle, gece listesi diyarlarına bulaştığının farkındayım dahası baskata gözün cel ucbundayor da bitmiyor; su iç kalma su iç kalma kombinasyonundan düzeliyor kalıcı bir terapi gerektiriyor.
-
dominos pizza siparişi vermek
ben bu işi yıllardır yapıyorum söyleyeyim, sipariş verirken kenarını kalın mı ince mi seçtin diye iki kere kontrol etmezsen geldiğinde pişman oluyorsun. ben denedim, arçelik fırınım bile bu kadar nazlanmadı, neyse ki çoğu zaman sıcak geliyor da yüzüm gülüyor.
-
pasaport yenileme ne kadar sürüyor
randevu alıp gitmek işin kolay kısmıymış, asıl mesele kargonun gelmesini beklemek, oturdum takip numarasını saat başı kontrol ettim.
bu tarz resmi işlerde kargo gerilimini bir ben mi yaşıyorum, elden teslim olsa bu kadar bekler miydim hiç.
-
ülker çikolata kalitesi
ben denedim söylüyorum, ülker'in çikolatası yıllardır aynı yerde sayıyor. çocukken bayram şekeri diye yediğimiz o tadı şimdi markette görünce alıyorum, eve gelince bir bakıyorum yarısı boş ambalaj. kalite meselesinde fiyat da hiç yardımcı değil, insan daha ucuza daha iyisini bekliyor. beyaz eşyada arçelik-beko neyse çikolatada da yerli markalar öyle, marka güveni var ama ürün aynı özeni göstermiyor.
pratik konuşayım, sütlü olanı idare eder, fındıklısı hâlâ kotarır ama tabletler inceldikçe kalite de inceliyor gibi. kargosu güzel gelsin diye dua ediyorsun ama içinden çıkan ürünün grdıbına bakınca insan 'bu ne şekerim' diye sorası geliyor. kısaca alıyorum ama eskisi gibi güvenerek değil.
- daha çok