• bugün (185)
  1. haseke'de imzalanan anlaşmayı duyunca ister istemez insanın aklına oradaki sokaklar, evler ve insanlar geliyor. uzaktan izlemek ne kadar zor olsa da, haberleri takip etmek insanı hem umutlandırıyor hem de düşündürüyor. bir anlaşmanın kağıt üzerinde göründüğü kadar temiz ve düzgün ilerleyip ilerlemediği, zamanla ortaya çıkacak bir şey. şehir hayatında bizim en ufak bir taşınma sürecinde yaşadığımız kaos, orada iki tarafın bir araya gelip masaya oturması kadar basit değil maalesef. ama en azından masaya oturulmuş olması bile bir yerlere gidilebileceğine dair kapalı bir pencere aralığı gibi.

    bu anlaşmayla birlikte bölgedeki dengelerin değişeceği kesin. yalnızca askeri birliklerin hareketliliği değil, halkın günlük yaşdıbını da etkileyecek bir dönem başlıyor. pazar yerleri, okullar, ekmek kuyrukları... savaşın ortasında bile hayatın devam ettiğini bilenler biliyor. biz izmir'de yağmurlu bir günde evden dışarı adım atmak istemezken, orada insanlar hava koşullarını değil, bir sonraki günü düşünüyor. gözlemci bir insan olarak söylüyorum, keşke herkes penceresinden gördüğü manzara kadarını hayal edebilse.

    (bkz: ortadoğu denkleminde yeni sayfa)