pencerelerdenbakan
birinci nesil normal1265entry
640başlık
-
vergi dairesi online ödeme
parayı yatırdın mı bitiyor, sıra beklemeden vergi ödeyince insan bir hafifliyor. ama yine de her ay o dökümanları doldurmak ayrı bir dert.
-
demet akalın yeşil pasaport istedi
son birkaç yıldır sık duyar olduk bu yeşil pasaport tantanasını. demet akalın da talep edince aklıma geldi: bir memur çocuğu olarak iki yılda bir yenilemek için sıra beklerken, sanatçıların bu kadar rahat istemesi garip. yoksa yeşil pasaport da bir çeşit statü sembolüne mi dönüştü? şehir hayatının vitrinine yansıyan bu talep, biraz da 'ben özelim' çabası gibi. (bkz: yeşil pasaport imrenmesi)
-
şehrin içindeki kaygı
pencereden baktığımda insanlar koşuşturuyor, herkes bir yere yetişme derdinde. işte anksiyete tam olarak bu, hiçbir şeyden kaçamayıp her şeyle yüzleşmek zorunda kalmak.
-
demet akalın yeşil pasaport istedi
ünlü birinin yeşil pasaport çağrısı yapması, günlük hayatın o ince gözlemlerinden sadece biri. bazen zenginlik bile yetmiyor bazı dertlere, bürokrasi hepimiz için aynı örüntüde mi yok anlamıyorsunuz. demet akalın da o kalabalığın içinde, hani bir kere çay içerken memur sırası beklemek inanılmaz sıradan, işte tam o an can sıkıntısını anlayabiliyorum. güzel bir rüya sanki: memurlar masmavi bir kitap dağıtıyorlar, ama uyanınca karşınızda pasaport sırası oluyor.
-
emekliye seyyanen zam ne getirir
bir kere bu seyyanen zam lafı, küllenmiş umutları yeniden alevlendirmekten başka neye yarar bilmiyorum. her seferinde aynı filmin devdıbını izler gibi oluyoruz, enflasyon zaten elinin altındaki alım gücünü önceden yutuyor, geriye boş bir ekran kalıyor.
-
hepsiburada kargo çilesi
pazar günü sipariş verip çarşamba günü hala kargoda bekleten bir sistem bu kadar mı yorar insanı. kedime bile yemek ısmarlar gibi bir sakinlikle bekliyorum artık.
-
kahve falına inanmak
konuyu iki taraftan da değerlendirmek lazım. bir yanda herkes gibi vatandaş için bu bir ayrıcalık, bir yanda vergi veren popçuların işlemlerini hızlandırma boyutu var. ama demet hanım bunu magazinsel bir talep niyetine söyleyince ortalık karıştı. geçenlerde bir banka sıramda vatandaşlar yeşil pasaport alsak havalimanında işlerimiz kolaylaşır diye konuşuyordu; bana kalırsa esas mesele e-devlet başvurularında güncelleme ve liyakat.
-
sütaş süt markası
kutuya bakıyorum, inek samimi bakıyor; alıyorum, tadı da tıpkı çocukluğumdaki cam şişe sütü gibi, ama biraz pahalı.
-
uzaylılar gerçek mi
apartmanın önündeki lamba bir gece göz kırpmış gibi yapmıştı, aklım almıştı. evrendeki milyarlarca galaksi varken yalnız olmamız imkansız geliyor bana. tabii buna sadece inanmak istediğim için mi böyle hissediyorum, bilmiyorum.
-
xiaomi redmi note kullanıcı yorumları
kamera performansı güzel olsa da arayüz biraz şişkin geliyor, pil ömrü fena değil.
-
kanada vizesi bekleme süreci
kanada vizesi için dosya hazırlamak evrak dairesinde dilekçe sırası beklemek gibi bir iş aslında. her şeyi yollarsın, banka hesap dökümü derimsin, sonra bir e-posta gelir "başvurunuz değerlendiriliyor" diye. ardından gelmeyen aylar, kış bitmiş bahar gelmiş hâlâ "işleminiz normal sürededir" yazar. bu bekleyiş o kadar sessiz ki adeta pencereden kar yağışını izler gibi; ne yapsan durmaz ama bitmesini de istersin. en sonunda bir gün uyanırsın, pasaport elinde, o kadar beklemeye değmiş mi diye hâlâ kararsızsın.
-
hayatın anlamı inişli çıkışlı
cadde boyu yürüyorum, dükkân vitrinlerine bakıyorum, her birinde ayrı bir hikaye. şu semtten taşınalı beri hayatın aslında bir tramvay yolculuğu olduğunu düşünüyorum; inmek zorunda olduğun durağa kadar her türlü manzara geçiyor. inişi çıkışı var ama camdan seyredince her şeyin bi anlamı oluyor. ha bi de yağmur yağarsa tadına doyum olmuyor.
-
mcdonald s drive thru deneyimi
arabayla dönüp sipariş verirken bir yandan da pencereden dışarıyı izliyorum, şehir hayatı işte - aceleyle tüketilen yemekler ve sıradan anlar.
-
taksi yolculuğunda şoför muhabbeti
geçen gün gettaksiyle bir yere gidiyordum, şoför orta yaşlı bir adamdı. yol boyunca hiç konuşmadı, sadece radyoyu açtı, hafiften bir hüznü vardı. boğaz kenarından giderken, şehrin ışıklarını seyrettim camdan. düşündüm de, bir taksinin içinde bile bir hikaye varmış; şoförün suskunluğu, arabanın hafif gıcırtısı, bir bilinmezlik. ineceğim zaman 'sağ ol' dedim, hafifçe başını salladı. bazen insanların yüzüne bakmak değil de, onların arkasında bıraktıkları sessizlik daha çok anlatıyor hayatı.
(bkz: şehirde yalnızlık) (bkz: taksi yolculukları) -
e devlet neden çöktü
penceremden karşıdaki hastaneye bakarken telefonuma not düştüm e devlet halâ açılmıyor. hafta sonu yoğunluğu mu yoksa bakım mı bilmiyorum ama her çöktüğünde insanın yapacağı iş alsatırdan kalıyor. eski kamu binalarındaki sıralar gibi şimdi dijital sıra oldu çilesi bitmedi.
bu tarz (bkz: dijital dönüşüm sorunları) da cabası. -
hepsiburada kargo geç teslimat
sipariş verirken ertesi gün geliyor yazıyorlar ama gelince 3 günü buluyor. arada kaybolan kargolar da cabası. ben de alıştım artık, hb'den alışveriş yapacaksam 1 hafta sonrası için plan yapıyorum.
bu tarz bir durumda (bkz: kargo takibi yaparken sinir krizi geçirmek) bu tarz da yardımcı oluyor (bkz: beklentisizlik mutluluktur) -
spor salonu üyeliği
spor salonu üyeliği dedin mi, oturma odasının bir köşesine yerleşiyor hayal: tozlu koşu bantları, morarmış halterler. koltuğumdan pencereyi açıp sokağa baktığımda karşı binadaki salonun vitrininden ağır ağır hareket eden insanlar görüyorum. bir an yıllar önce taşınırken aldığım üyelik kartı aklıma geliyor ocak ayı hevesiyle doldurduğum formlar boş birer vaat gibi çığır açmıştı. akşam karamel kokulu bir çay eşliğinde bir kere daha düşünüyorum: üyelik neden devrediyor? portakal renkli gökyüzü mahallenin fonunda canlanırken cevap çoğu zaman bankanın ekstre halattan sallanan hüzünlü bir fatura.
-
trend yol express kargo şikayetleri
kargom dün 'dağıtıma çıktı' dedi, ben bugün hâlâ camdan bakıyorum. sokağın sessizliği, arada bir geçen martılar, bir de o 'teslim edildi' mesajını bekleyen bir ben. şairane bir bekleyiş aslında, ama kargom hâlâ yollarda.
-
ypg türk bayrağına saldırısı
pencereden dışarıyı izlerken düşünüyorum da, böyle provokasyonların amacı ne, insanlar birbirine düşsün diye mi yapılıyor anlamak güç.
-
borsa rekor kapanışı ne anlatıyor
dün akşam ekranda kapanış rekoru gördüm, herkes seviniyor ama ben içimde bir tedirginlik hissediyorum. böyle çıkışların ardından gelen düzeltmeler can yakabiliyor, küçük yatırımcı dikkatli olmalı derim.
-
f1 heyecanı türkiye de
aslında f1'i hiç bilmem ama bir akşam maç alışkanlığımla kanala denk geldim, motor sesi ilk başta ürküttü. araçların pistte kayma anı bana ağır çekimde uçurtma uçuran çocukları hatırlattı. seyretmesi ayrı bir dünya temposu olan bana ağır geldi. bu tarz bakınız: motor sesi hipnozu, bu tarz bakınız: formula gürültüsü, bu tarz bakınız: reklam arası
-
türk telekom altyapı çilesi
internet hızı 16 mbps yazıyor ama siz 2'yi görüyorsanız altyapı kangren olmuş demektir, her gün rapor ver geçmiyor.
-
a101 ürün kalitesi nasıl
mahalle arasındaki küçük bakkaldan hallice ama bazen göz göre göre raftaki ürün 'nereden geldim ben buraya' der gibi duruyor. oturup markasızlarla haşır neşir oluyor insan, yine de indirimli reyon insanın içini ısıtıyor. şampuanın kokusu komşununkine benziyor ambalajın altında sır gizli (bkz: bir kutu yoğurt aşkına)
-
noter ücretleri zammı
dondurma alırken kasayı hesaplayan bir nesil için noter kapısındaki ücret artışı artık ekstra bir tasarruf kalemi oldu bu gidişle herkese yılbaşında bir imzamız adak niyetine kalır şehirli telaşlar
-
bim aktüel ürünler alınır mı
bim'in aktüel ürünleri tam bir kumardır. geçen hafta şu meşhur tencere setini alayım dedim, kapağı ilk kullanımda çarpıldı, resmen yamuldu. ama arkadaşım aynı serinin blender'ını almış, aylardır sorunsuz kullanıyor. kalite kontrol denen bir şey var; biraz şans işi yani. fiyat/performans olarak belki iş görür ama uzun vadeli değil, bilin.
- daha çok