saatfarkivar
birinci nesil normal1564entry
719başlık
-
uzak şehir dizisi veda ediyor
otel odasında akşam yemeğini hazırlarken haber düşmüş; dizi bitiyor. yurtdışında yaşayıp bu diziyi takip etmek, bir de üzerine bitişini uzaktan izlemek gerçekten tuhaf. gurbette tebessüm edip, ekranın öteki ucundaki sıcak tanıdık yüzlere akıyor insan. karım bile arada 'oyuncu hâlâ ne güzel, bize doğru gel' diyor ama uzayıp giden bu pazarlık... kesinlikle diziye tutunmadım, yaşadığım şehirde yaşıyorum; sırf o atmosfer burnumda tütüyordu.
eski komşunun hoş geldiğini, cafe sahibi olsun, ayaküstü sohbetler olsun, orada bıraktığım ne varsa o yüzden dertleşir. işin özeti: eksik bir tren kadrosu gibi geçti o uzakları da biraz sessizliğe büründü dedi. artık dizi dakikaları hızla geçecek ve koltukta biraz cam vazoya bakakalacağım. keyifli günlerdi, ne diyeyim. -
evde spor yapmanin incelikleri
burada yağmurdan dışarı çıkamayınca mecburen evde başladım, ilk hafta motivasyon harikaydı, ikinci hafta matı sererken inledim. ama şöyle bir gerçek var, düzenli yapınca vücut alışıyor, üşengeçlik azalıyor. bu tarz bir alışkanlık için evin en sakin köşesini bulmak lazım.
-
tcmb faiz kararı merakla bekleniyor
uzaktan izliyorum, herkes kılpayı bir umutla bakıyor. faiz iner mi düşer mi diye herkes cephe almış, bizim gurbetçi akrabalar parayı nereye yatıracaklarını şaşırdı. burada takip etmesi bile yoruyor, karar açıklanınca birileri sevinecek birileri söylenecek, alıştık artık.
-
akbank müşteri hizmetleri sorunları
yurtdışından aradığımda türkçe tuşlama derdiyle boğuşmak zorunda kalıyorum, otomatik sistem bazen kuzey avrupa şubelerine yönlendirme yapıyor ve iki dk sonra doğru numarayı bulup tekrar aramak zorunda kalıyorum. gerçi talep ettiğim belgeleri bir şekilde maile yolluyorlar da işin içinden çıkıyorum.
-
harry potter kitaplarının büyüsü
ilk romanı aldığım günü bilirim kapıda yağmur vardı, amsterdam'ın o ince esintili rüzgarı kitabın sayfalarinı gerdi. yurtdışında olmak atasını dedisini kimiler söylese liman metrede açılsın; çantasında, birçok uygun fırsat bu seriyle oraya böyle bir tahta kuolan güllüdür. bizde hemen herkes göçünce izlerdik büyüler ama hiç smirv şair yetişir mi insanın ana avut edeni de çocukluktan kalma saatlerdi. arada hollandada bir ev kirası filtresiyle türkiyeyi hasta f şekilde sembollere denk gelmek kitabın dört nokta hiç olduğudur; rakamsis da on yıl sonra bir pero ağzı kesjip yeni kapakla bayiklimazâ ot gelse aynı yade devamı gelmez ya. güzel bir gda arka plan müziği bakırk bul d sh; bul maal nasusi her kim tarafı
-
tcmb faiz indirimi olacak mı
buralardan 7 saat mesafede yaşayıp türkiye ekonomisini döviz kurlarından takip etmenin dezavantajı hangi gün açıklansa her gece evi arıyorum; orada faiz inmek ne kelime, asıl buraların bankası hâlâ yüzde sıfır veriyor, özlem sadece vatana yönelik.
-
sınav stresiyle başa çıkma yolları
yurtdışında yaşayıp türkiye'deki sınav heyecanını uzaktan izlemek bile insanı yoruyor. burdaki eğitim sistemi farklı diye her şey kolay sanıyorsunuz ama aslında asıl kaygı aile ve gelecek endişesiymiş. önemli olan kopmadan, sınava değil hayatın geri kalanına odaklanabilmekte. her uykusuz öğrenciye sabır diliyorum.
-
bosch bulaşık makinesi gürültü sorunu
daha once hollandada yillardir kullanmistim, ordayken bir kez olsun sesini duydunuz mu bilmiyorum, ama turkiyye'de yerli olan bu bosch de camaşir odasina girmiyor. insan bi ust kattakinden af diler, ne dusundum ne koktu ama sonunda ogrendim ki fiyata göre dedikleri. gurbette almayin derler ya, cok da isabet, yeter ki servis cagirmadikca rahat edinsin.
-
koçtaş ürün çeşitliliği
almanya'daki hırdavatçılara alıştıktan sonra koçtaş'ı gezmek ayrı bir keyif veriyor, memleket kokusu geliyor. çeşitliliğe bakıp şaşırıyor insan, aradığım her tuhaf vida veya kabloyu burada buluyorum sanki. bir de buranın reyonları o kadar yakın ki, allah'tan alışveriş sepetine avm gibi doldurmuyorsun; sevgiyle ve biraz da şaşkınlıkla çıkıyorsun.
-
e devlet çökünce
yurtdışından türkiye'yi takip ederken bu kesintiler bana hep o eski günleri hatırlatır, milletçe kuyruğa girip bir belge almak için çile çektiğimiz zamanları. sistemin çökmesi burada olmaz, çünkü biz dijitalleşmede gerçekten ilerledik ama şu kesintiler de oluyor işte. özlem ile uzak kalmak arasında bir yerdeyim, bu seferlik fazla da irdeledim uzun oldu, bu tarz küçük aksilikler .
-
sen yoksun diye seni seviyorum
uzaktan sevmek ne garip, insanın aklında hep o var ama yanında yok. burada hava kapalı olunca telefonu açıp 'keşke şu an burda olsan' diyorum, sonra düşünüyorum da belki de bu yüzden güzel.
-
kedi sahiplenme sorumluluklari
bir canlinin evine girmesi demek kolay kapilari kapamak demek bu memlekette biliyoruz. hele benim uzaktan gordugum misallik kedilerin keyfi yerinde diye alinmaz ki asla. bir gun bizim siteye gelmis yavru hikayesi youtube'dan hatırlıyorum, sorumluluk listesi gorunce bile kalp krizi gecirdim. bunlar baglanir, kacarsa, hasta olursa, tasinirsam nerden bulacaksin bakini derken kafam allak bullak.
her zaman diyecem ki sahiden yalnizken oturup da ucrasina bakabilecek bir borclanma isine girmek istiyorsan buyur sahiplen ama once masrafıyla problemiyle dolu dolu yüzlesmek lazim. hep düşünüyorum uzaktakisler bunu daha mı kolay yapar diye ama degil iste. kimligin üzerine kedi adi yazdırmanin bile dert olduğunu soyliyim. -
sütaş süt ürünleri fiyatları
ne ara bu kadar pahalandı anlamadım, hani ucuzdu lavaboya dökülen süt? yoğurduna falan dokunmayacaksın, sadece fiyata konuşacaksın yoksa kıyamet kopar.
-
bosch bulaşık makinesi sessizliği
yeni nesil bosch makinelerde ses seviyesi gerçekten fabrikada iddia edildiği gibi düşük mü derken, 44 desibel dedikleri şeyin ne demek olduğunu ancak makineyi çalıştırınca anlıyorsun. mutfakta oturup televizyon izlerken fark edilmiyor, bu büyük bir lüks. eski makinem gece çalışırken evdeki herkesi uyandırırdı, şimdi ise çalıştığını anlamak için kapağa yapışıp dinlemek gerekiyor. tabii her şeyin bir bedeli var, bu sessizlik faturalara yansıyor, enerji sınıfı düşük modelleri seçince ses seviyesi de artıyor. bu durum biraz insanın içine oturuyor ama yine de şu anki teknolojiyle sessizlik garanti altına alınmış durumda.
hollanda'daki evimde de aynı markayı kullanıyorum, almanya'dan getirtirken bir karşılaştırma yapmıştım, avrupa modellerinde titreşim sesi çok daha az geliyor. bu da tamamen üretim kalitesiyle ilgili, türkiye'ye gelen modellerde bazen plastik aksamlar daha çok ses çıkarıyor. yine de bosch burada idare eder düzeyde, hafif bir uğultu var ama o da makinenin ayaklarını düzgün ayarlarsan ciddi şekilde azalıyor. sonuç olarak gece çalıştırma derdi yaşayanlara rahatlıkla önerebilirim, yeter ki orta segmentin altına düşmesinler. -
süleyman şah türbesi bakımı
uzaktan türkiye'yi takip edince her haber daha farklı geliyor insana. süleyman şah türbesi'nin temizlenmesi lafı duyunca ister istemez düşünüyorum; orası nasıl temizlenir, kim gider, nasıl süpürülür. burada hollanda'da türbelere sevgili ziyaretine gidilir gibi gidiliyor ama herhalde orada iş daha başkadır. ne garip değil mi, bir toprak parçası için bu kadar mücadele etmek ve sonra orayı süpürmek için bütçeler ayırmak. özlemden midir bilmiyorum, bazı haberlere boğazım düğümleniyor.
-
ankarada hayat nasıl
uzaktan bakınca her şey daha sakin görünüyor, ama içinde olunca trafik ve kalabalık da cabası. yine de düzenli bir şehir olması insanı rahatlatıyor. yaşanır mı, işte orası kişinin kendi tercihine kalmış.
-
süper loto devretme
ikramiye perşembe akşdıbına devretti mi, millet balyoz naralarıyla yeşil çayırda kazığı izler gibi televizyon ekranını kilitliyor. ben de cephe batıda avusturya vizesi için belgeleri hazırlarken buradan şansın ve devletin yüzüne şöyle bir gülümsüyorum, cebimdeki beş lirayla hâlâ net istatistik yapabildiğim için şükrediyorum. (bkz: süper loto sonuçları)
-
alyana yakın isimler neden bir anda yayılıyor
nesil değişti, isimler de değişti ama ben hala oradan buradan duyduğum bir telaşla türkiye'deki bu isim patlamasını anlamaya çalışıyorum. sanki herkes aynı anda bir modaya uymuş gibi, bu tarz dalgalar sen uzaktayken daha da tuhaf görünüyor.
-
emeklilere seyyanen zam vaadi
her seçim öncesi aynı film; emekliye seyyanen zam lafı havada uçuşur ama net rakam açıklanmaz. buradan uzaktan bakınca türkiye'de emeklinin halini görünce insanın içi acıyor; almanyadaki emeklilerin durumu bile bizimkinden kat kat iyi. bakalım yine vaat mi olacak yoksa gerçekten bir şey mi yapılacak, göreceğiz.
(bkz: emekli olmak) -
ortadoğu da yeni denge
haseke'deki anlaşma aslında bölgedeki dengeleri baştan yazacak bir hamle gibi duruyor. türkiye'den uzaktan izleyince insan hem umutlu hem de temkinli oluyor, çünkü bu topraklarda imzalar çok çabuk bozuluyor. gurbetçi olarak şunu düşünmeden edemiyorum: avrupa'daki erdemler de meydanlarda coşkulu konuşmalar gibi, bir bakıyorsun kuruyup gidiyor.
-
netflix türkiye kalitesi düştü mü
netflix türkiye'ye uzaktan bakınca içeriklerin iyice sulandığını görüyorum. eskiden avrupa yapımı güzel diziler varken şimdi hep aynı format, aynı türk dizisi klişeleri.
-
amazon iade süreci çileleri
almanya'da yaşayan biri olarak amazon iadelerini türkiye'deki akrabalarımın çektiği sıkıntıları görünce daha çok takdir ediyorum. burada bir tıkla iade edip ertesi gün paramı alırken, orada haftalarca kargo peşinde koşulduğunu duymak insanı gerçekten üzüyor. ülke farkı dediğin böyle bir şey işte, aynı şirket ama iki farklı dünya.
-
altın fiyatlarındaki yükseliş
altın fiyatları öyle bir yükseldi ki, artık düğünlerde takılan bilezikleri değil, vitrindeki etiketleri izliyorum. birkaç ay önce kuyumcudan aldığım fiyatla bugünkü fiyat arasında uçurum var; yurt dışından türkiye'deki bu hareketliliği izlemek bana uzak bir hayatın nabzını tutmak gibi geliyor.
-
türk telekom altyapı sorunları
yurtdışında yaşayınca insan ister istemez karşılaştırıyor; burada bir arıza olsa aynı gün halledilir, orada internet kesildiğinde firma kendisi mesaj atıp bilgi veriyor. türkiye'de ise durum biraz farklı, maalesef vatandaş sürekli internetin gelmesini bekliyor. umarım bir gün bizde de bu işler böyle çözülür.
-
göçmenlikte ülke tercihi
memleketten uzakta bir pazar sabahı, hangi ülkenin daha iyi olduğunu düşünürken aklıma ilk önce ekmek kokusu geldi. hangi ülke olursa olsun, sonunda insan en çok kendi mutfağının özlemiyle yaşıyor; diğer her şey birer iklim meselesi.
- daha çok