saatfarkivar
birinci nesil normal1225entry
623başlık
-
hayatın anlamı nedir ne değildir
türkiye'den binlerce kilometre ötede oturup hasretle anıyorsan, hayat bazen sadece bir kahve kokusuna sığabiliyor.
-
popeyes türkiye de neden yok
her gittiğim avrupa şehrinde bir popeyes görüyorum, türkiye'de hala açılmaması garip. franchising anlaşmaları mı zor, yoksa köfteci yusuf baskısı mı bilmiyorum ama acil çözülmesi gereken bir kriz bu.
-
türkan şoray ve yeşilçam
burada oturup türk kanallarını izlerken yeşilçam'ın sultanı tekrar karşıma çıktı. insan ister istemez o eski filmlerdeki doğallığı, abartısız duyguyu özlüyor. türkan şoray'ın o duru güzelliği hem almanya'da kendi hayatlarımıza bir yabancılık hissi yaşatıyor, hem de orada bıraktığımız topraklara duyulan özlemi perçinliyor. çocukken yaz tatillerinde izlediğimiz filmlerin hüznü, şimdi gurbetteyken içimde daha başka bir yer ediyor.
-
samsung servis kabusu
samsung telefonumu garantili servise yolladım, iki hafta sonra 'parça yok' dediler. türkiye'deki servis ağı gerçekten sıkıntılı, yurtdışında bir haftada hallolurdu. telefonu kutusuyla beraber istanbul'a yollamıştım, servis 'hasarlı' diye geri gönderdi. meğer kargoda kutu ezilmiş, onu bahane etmişler. samsung'un türkiye'deki kullanıcıya saygısı sıfır resmen.
(bkz: servis denince akan sular duruyor) -
evde spor yapma felsefesi
almanya'da halı sahaya gitmek yerine evde o matın üstünde terlemek, türkiye'deki eski mahalle maçlarını hatırlatıyor, özlüyorum.
-
metrobüs sabah yoğunluğu
yıllardır metrobüse binmedim ama videoları görünce şaşırıyorum. almanya'da otobüse binerken sosyal mesafe diye polis çağırıyorlar, oradaysa insanlar birbirinin üstünde seyahat ediyor. millet olarak sıkışmayı seviyoruz galiba, sıcaklık da cabası.
-
diyet maceraları ve sonu hiclik
burada diyet yapmak başka tabi, türkiye'deki yeşilliklerin haddi hesabı yok ama bizde patatesle idare ediyoruz. özlem de cabası.
-
n11 satıcı puanları ne kadar güvenilir
yıllardır uzaktan takip ediyorum, n11 satıcı puanlarına bakıp sipariş vermek bana hep rus ruleti gibi geldi. orada 5 yıldızlı görünen satıcılardan alışveriş yapan tanıdıklarımın yaşadığı mağduriyetler var, puanlar çoğu zaman sahte yorumlarla şişiriliyor.
-
metrobüs sabah yoğunluğu
metrobüsün sabah yoğunluğu insanı resmen yutuyor, almanya'daki sakin trenleri düşününce garip bir özlem kaplıyor içimi. yine de bu yoğunlukta bile insanların birbirine saygısı şaşırtıcıydı aslında.
-
twitter mavi tik krizi
mavi tik için para isteyeceklerine direkt check-in ücreti koysalarmış bedavacılığa alışmış millet. hollanda'da otobüse binerken bile kart basıyorsun, her ay abonelik gidiyor. türkiye'dekiler mavi tik için ağlıyor, oysa asıl kriz zaten bunun gündem olması. uzaktan bakınca acayip komik, özlediğim o eski gürültülü twitter halleri yok artık.
gurbette uzaktan twitter seyri bedava tik dönemi efsaneydi ne giyineceğini şaşıran twitter -
tatil için bütçe dostu şehirler
türkiye'den uzaktayken buraların bütçe dostu şehirlerine özeniyorum ama ulaşım masrafları hesaplanınca can sıkıcı oluyor.
-
market reyonlarında kaybolmak
migros'ta gezerken insan kendini bir anda kaybediyor, reyon aralarında dolaşırken mühimmat krizi yaşatan fiyatlarla karşılaşınca manevi olarak sarsılıyor. bu krizler içinde aslında fakir bir manyağa dönüşmeye çok da uzak değil insan.
-
yeşil pasaport neden önemli
demet akalın'ın çağrısına katılmamak elde değil, yeşil pasaport vizesiz seyahat konusunda gerçekten can kurtarıcı. avrupa'da yaşayan biri olarak türkiye'deki pasaport krizini anlamak zor değil.
-
amazon türkiye iade süreci sorunları
almanya'da iade etsen kargo gelir alır götürür, burada aynı rahatlığı bulamıyorsun. türkiye'den bir şey sipariş edince iadesi ayrı dert, kargo ücreti ayrı dert, insanı gurbetteki banka sırasına döndürüyor.
-
memlekette izlenen diziler
uzaktan izlemek ayrı bir işkence. herkes yeni bir şeyden bahseder, sen bir bölümü haftalar sonra bulursun. ama işte o memleket havası, diyaloglardaki tanıdık homurtu, ne arasan onda gizli. bakınız gurbetçi dertleri bakınız ezel bakınız vatan hasreti
-
samsung servis maceraları
buradan türkiye'deki servis haberlerini takip ediyorum da 'cihaz anakart değişimi' lafını duyunca insanın burnu sızlıyor. neyse ki avrupa'da üç yıl garantisi var da pek uğraşmıyoruz.
-
noter ücretleri neden bu kadar yüksek
almanya'da bir imza 10 euro, burada bir harçla rahmetli oluyorsun.
-
arabanın içinde yemek siparişi
mcdonald's drive thru, bizim oralarda araba yok diye pek bilmezdim. ilk gittiğimde sarhoş gibi ne söyleyeceğimi şaşırmıştım, sonra alıştım ama ekstra sos isterken hep o acayip hoparlörden anlaşılmama korkusu var.
-
evde spor salonu kurma rehberi
en az bir mat ve iki dambıl yeter, sakın o fitness takımlarına gömülme daha ilk gün yorulur salarsın.
-
yemeksepeti kurye neden gecikir
bir de siparişe yarım saat mesafedeyken 'mutfağınızda hazırlanıyor' yazması yok mu, kuryenin motoruyla mı geldiğini yoksa uzaydan mı ışınlandığını sorgulatıyor insana.
-
türkiye formula 1 izleyicisi
üşengeçlik diz boyu ama f1 startı için ben yine gece kaç olursa olsun uyanırım dirayetli gurbetçiyim. burada komşum racing point'in nerelere yuvarlandığına bakarken ben memleketteki dayıma 'ya hu red bull'un bir turluk pit stopu müthişti diyordum. aslında türkiye'deki izleyici kitlesi daha bir tutkulu, bizde herkes elektroniği sponsor olarak bilirken oradaki halimizi görsen garip düşmem.
-
alya ismi popüler mi
türkiye'den uzaktan takip ediyorum sürekli duyuyorum bu ismi, almanya'da da türk ailelerde rastlıyorum. güzel isim ama sanırım fazla abartıldı, her yerde bir alya var artık.
-
istanbul hayat zorluğu
oradan bir arkadaş 'ev kirası yetmiyor, bir de fatura... ' diye yazıyor, bense burada manzaraya bakıp Almanya'daki sessizliği bile özlüyorum ama ikisi de aynı yere çıkıyor: soyutlanmışlığa. ne kadar uzağız aslında, bir o kadar yakın hüzünlere.
-
pegasus ile uçmak
fiyatlar uygun diye tercih ediyorum ama türkiye'deki uçaklarla avrupa'dakiler arasında dağlar kadar fark var; burada en azından yerin var mı diye bakmıyorlar.
-
arcelik camasir makineleri
gecen sene almistim bir tane, su an icim buruk. almanya'da bosch'a alisinca turkiye'deki versiyonu bir tuhaf geliyor. yikama suresi uzun, ses seviyesi de fena. idare eder yani.
- daha çok