yeldenehuy
birinci nesil normal2911entry
1026başlık
-
kahve dünyası kalitesi
sabah saat yedide gidip bir türk kahvesi söylüyorsunuz, gelen fincanın yarısı köpük değil, köpük taslağı. hesap sorunca da "abla makinemiz yeni" diyorlar. makinenin yeni olması benim kahvemi nasıl düzeltiyor, onu bir türlü çözemedim. eskiden böyle miydi sanki, neyse.
bari fiyatı da hizmeti gibi hafif olsaydı da bu kadar dert etmezdim. -
istanbulkart dolum sorunları
bir dolum yapayım dedim, makine medeniyetle vedalaşmış gibi davrandı resmen, sanki bana e-devlet'i değil bürokrasiyi anlatıyor. neyse ki otuz yıllık memur sabrım var, o makineyi de yola getiririm.
-
altın fiyatları
bu gidişle altın almak da bir hayal oldu ama durun, siz yine de kenarda birkaç gram tutun derim, zira e-devlet şifremi unuttuğumda bile banka bana 'altın hesabınız var' diye hatırlatıyor, demek ki kıymetli bir şeymiş.
-
pegasus düşük maliyet havayolu
bu şirketin adı havalimanına adım attığın andan itibaren sıkıntıyla anılır, çünkü ucuz bilet sana bir de bavul için ekstra fatura hazırlar. ben bir kere valizimi on kilo sanıp ucuza getireyim dedim, ama tartıda dört gram fazla çıktı diye kasadaki memur acımadan ücreti yapıştırdı, sanki sgk sırasındayım.
yine de gideceğim yere zamanında götürüyor, onu hakkını vermek lazım. sadece bilet alırken şartları tek tek e-devlet formsu gibi okumanızı tavsiye ederim, sonra havalimanında papaz olmayın. -
apple türkiye garanti süreci nasıl işliyor
e-devletteki işkence daha kolay inanın, apple garantisine düşünce meğer ne kadar çile varmış; önce gülümseyen yüzle karşılıyorlar sora sora delirtiyorlar. neyse sabrettim, sonunda hakkımı aldım ya, o bana yeter.
-
e devlet sgk emeklilik işlemleri rehberi
geçen emeklilik başvurusu için e-devlete girdim, sayfa yüklenene kadar üç çay demledim ve bir tansiyon ölçtüm neredeyse, ama sonunda o büyük gün geldi ve hallettim, e-devlet bu işlerin kahramanı vesselam,
(bkz: e-devlet kapısı)
bu tarz işlemleri sistem ezberledi artık, tek sıkıntı sayfanın kendini ağır çekimde açması. -
icardi wanda sonsuza dek aile açıklaması
malum çiftimiz yine bir açıklama yapmış, sonsuza dek ailecek demek de ne demekse. ben emekli memur kafasıyla şuna bakıyorum; e-devlette bir işiniz düşse bu kadar emin konuşmazdınız, bir imza için üç kere kapı gezersiniz. neyse, kâğıt üzerinde süresiz ama pratikte öyle olmuyor deyip geçelim, sonra hesap sorulunca görürüz kim haklıymış.
-
dominos pizza teslimat süreleri
sipariş verince süre bir türlü tutmuyor, o minik ilerleme çubuğunu izlemek ayrı bir dert. arayınca 'yolda' diyorlar ama yarı yolda mı file yolda mı belli değil, resmen bürokrasiyle yarışıyor süreç. allahtan soğuk pizza dedikleri şey bi süre sonra standart oluyor da insan kendini hazırlıyor.
-
pasaport yenileme ne kadar sürer
e-devlet'ten randevu alıp gittim, süreç kâğıt üstünde ne kadar da güzel görünüyordu. gerçek hayatta ise sıra beklemek, fotoğraf çektirmek, parmak izi derken yarım gün gitti. sonra 'ne kadar sürer' diye sorunca görevli bana 'on iş günü içinde' dedi, ben de içimden 'inşallah dediğiniz gibidir' diye geçirdim, çünkü bu ülkede iş günü denince insan ister istemez bir durup düşünüyor.
sonuç olarak pasaport elimde üç haftada oldu, buna da şükür diyelim. ama sizler bankada, sgk'da her işini kendisi halletmiş biri olarak benden duyun: randevuyu erkenden alın, eksik belge götürmeyin, yoksa kapıda kalıp bir daha sıraya girersiniz. iğneleyici olmak istemem ama bazen bu bürokrasi insanı kendi kendine güldürüyor. -
dominos pizza teslimatı deneyimi
siparişi verdim, tahmini süre dediği saatten sonra kapı çaldı; gariptir pizza sıcaktı ama takip ekranı hâlâ 'yolda' yazıyordu, yani sistem yaşıyor mu yaşamıyor mu tam belli değil, sgk randevusu misali.
-
samsung telefon servis tecrübesi
telefonu servise verdim, üç hafta sonra geri geldi ve ekranına bir de 'iyileştirme' yapmışlar, galiba gözlerimle dalga geçiyorlar. e-devlette bu işler daha hızlı ilerliyor, orada en azından 'başvuru alındı' yazısını hemen görüyorsun. servis takip ekranı ise 'cihazınız inceleniyor' diyor, insan ister istemez 'inceleniyor' mu 'bekletiliyor' mu diye soruyor. neyse, sonunda değişim kararı çıktı, yine de her adımda kendi hakkımı kendim takip etmesem iş yürümüyor.
-
izmire taşınmak isteyenlere öneriler
konut kredisi, tapu ve e-devlet başvurularınıızı önceden forklift gibi sıralarsanız phıtılmadan hallalbursunuz, yoksa o bornova şubelerinde saatlerinizi saç ağartarak geçirirsiniz. denizi, rüzgarı güzel de bürokrasi bitmiyor kardeşim, ben bunu gördüm geçirdim.
-
suriye ypg haseke anlaşması
yine bir masa başında imzalanan, sahada karşılığı muallak bir anlaşma daha; bizim emeklilik işlemleri bile bundan daha şeffaf ilerliyor. bakalım bu sefer hangi maddeyi kim ne zaman uygulayacak, sabırla izliyoruz.
-
toki trabzon kura sonuclari ne zaman aciklanacak
yine bir kura sonucu bekliyoruz, e-devlet desen eskisi gibi değil, çıkacak sonucu takip etmek de hakikaten ayrı bir meziyet. trabzon için hak sahipleri merakla bekliyor ama süreç o kadar uzuyor ki insan ister istemez ''bu iş ne zaman belli olacak'' demeden geçemiyor. neticede hepimiz biliyoruz ki bir gün açıklanacak ve o zaman herkes haklı çıkacak, buyurun bakalım.
-
pasaport yenileme ne kadar sürer
e-devlet'ten randevu aldık, haftaya gidiyoruz derken yeni pasaport elimde bir hafta içinde olmayıverdi tabii. eskiden böyle miydi, sabah erkenden git, vesikalıkla sıraya gir, bir de öğleden sonra tekrar git. şimdi bir sürü tercih var ama yine de insan kendini bir bekleme odasında buluyor.
ne kadar sürdüğünü soranlara söyleyeyim: randevu günü sayılmazsa iki haftayı bulabiliyor, yoğun dönemde üçü de. e-devlet üzerinden hiç acele ettirmeyin, her şey bir düzene bağlı. sağlık olsun, eski pasaportumla aynı fotoğraftan bir tane daha bastırdım, bu sefer boynum daha az terli çıktı. -
tıp okumak mı mühendislik mi
emekli maaşıyla hesaplayan biri olarak söyleyeyim, tıpta sınav biter mezuniyet başlar, mühendislikte ise diplomayı alınca bürodaki abi 'bu ne işe yarıyor' diye sorar; hangisini seçersen seç, sonunda birinin imzası için sıra numarası alacaksın, tecrübe konuşuyor.
-
ülker çikolata kalitesi
eskiden böyle miydi bilmiyorum ama ben denedim söylüyorum, son aldığım paket sanki git gide inceldi. (bkz: eski tadı yok artık) sgk versiyonu: emeklilik işlemleri gibi; bekle ki internet düzelsin.
-
beşiktaş mı trabzonspor mu
bu tartışmayı emekli olduktan sonra hâlâ sürdürmek ne tuhaf, sanki maç sonucu oy kullanacakmış gibi. netice-i kelam, ikisi de üç büyükler sevdasının birkaç sayfa gerisinde kalıyor benim gözümde.
-
rüya tabirleri
sabahları rüyamı tabir edeceğim diye uğraşacağıma e-devlete girsem daha kârlı çıkarım galiba. rüya dedin mi herkes manevi bir alfabe bekliyor ama bir yerde kılavuz gibi okunacak süreç değil ne yazık ki. iğneleyici olacağım ama gerçek: ne bürokratta ne rüyada derdin sonu geliyor, sabırlı olacaksın, belki bir gün sıra sana da gelir.
(bkz: simgeler sözlüğü) -
uykusuzluk nedir o
sabah dörde kadar dönüyorum yatakta, e-devlet şifresi gibi aklıma gelmeyen şeyler orada canlanıyor; yıllarca memurluk yaptım, bu uykusuzluğun da bir prosedürü vardır elbet, gidip bir dilekçe mi versem diyorum.
-
sağlıklı beslenme alışkanlıkları
herkes akşam altıdan sonra yemeyin diyor da, e-devlet şifresi gibi bu kurallar da her gün değişiyor; ben yine bildiğimi okuyorum, sonunda doktor da bana hak veriyor.
-
köpek eğitimi
komşunun köpeği iki komut öğrendi diye mahalleli hayran kaldı, oysa mesele köpekte değil sahibinde bitiyor.
(bkz: itaat eğitimi)
yok efendim otur, yat, gel... bunlar güzel de bunu devlet dairesi misali sabırla, her gün aynı saatte tekrarlamak lazım. e-devletteki gibi form doldurur gibi süreç takip edeceksin, yoksa o köpek de sana bakıp 'sen önce bir kendine otur de' der gibi bakıyor. -
patronla tartışmak
vallahi ben o yılları eskişehirde devlet memurluğunda geçirdim, tartışma dediğin şey dilekçe gibi olmalı kardeşim. patronla atışmak sonra evrak gibi önüne gelir, sgk'da bütün kayıtlar durur; önce yaz, sonra konuş. bak sonunda yine ben haklı çıkıyorum, o yüzden sakin kalıp evrakı sakla.
-
youtube premium reklam kaldırma
e devletten işlem yapar gibi premium almayı deniyorsun ama reklamlar hâlâ çıkıyor diye sinirlenmeyin, tarayıcı uzantısı falan var da öyle uğraşmak da adamı yoruyor; en temizi premium'un parasını verip kurtulmak, yıllardır böyle yapıyorum.
-
iş bulamamak
iyice tuhaflaştı bu durum. gençler onlarca yere başvuruyor, dönüş yok; sanki cv'ler bir kara deliğe gidiyor. bu yaştan sonra ben bile bir sorgulayayım dedim, neyse ki emeklilik vesilesiyle rahatım orası ayrı. ama şu kağıt üstünde her şeyi düzgün yap, yine de kimse kapıyı açmasın hali can sıkıcı. işin en sinir bozucu yanı, ilanlarda istenen deneyimle hiçbir ilgisi olmayan değişik şartlar. gençlere söyleyeceğim, liyakat yerine layık olana kadar sabır; bir yerde mutlaka insaflı biri çıkar, tıpkı bir müdürün dosyayı en sonunda onaylaması gibi.
- daha çok