• bugün (170)
53 entry daha
  1. gece yarısı yatağın sallanmasıyla bir oluyorum ki içim gidiyor, deprem korkusu dediğin buz gibi bir şey. ben arçelik mayıştırıcısında bile sessizliğe alışkınım diyorum ama bir sarsıntı yeter, hesaplar değişiyor, evde kapının önüne koyduğum ise yaramaz düdükler bir işe mi yarar, insan söylüyorum işte: tedbir elinden gelen iş, ötesi tevekkül.

    market alışverişine hicap duymuyorum, on kilo makarnayı kilo kilersem rahatlıyorum diyenlerden de değilim, ama söylüyorum ben denedim: bir deprem çantası yapıyorsun, düdük dışında iki küçük pusula ve kelyu duruyor içindeki, o kadar. büyüğüne mukayyet olamayız, kalbimiz ferah olsun.