-
buraya geldiğimden beri cildim kuruluktan haritaya döndü, kozmetikçilere yatırdığım parayla ege'de küçük bir yazlık alırdım yemin ederim. sabahları işe giderken o meşhur ayazın suratına ıslak havluyla vurur gibi çarpmasıyla uyanıyorsun ve etrafta gri binalardan başka tek bir renk bile yok, resmen yavaş yavaş ruhunu emiyor bu şehir insanın.
deniz falan aradığım yok ama en azından sokaktaki insanların yüzünde azıcık tebessüm görsek fena olmazdı. herkes devlet dairesinden fırlamış gibi asık suratlı, herkes gri giyiniyor ve herkes inanılmaz mutsuz. akşamları tunalı'da iki tur atıp sosyalleştik sanıyorsun ama eve döndüğünde yine o bozkır kasvetiyle baş başasın, vallahi şiştim artık.
(bkz: nemlendirici parasına çalışmak) -
cildime sürdüğüm onca pahalı kreme rağmen ruhumun kuruyup çatladığını hissettiğim, grinin elli tonunun sadece depresyon getirdiği o tuhaf bozkır simülasyonu. istediğin kadar o mekan senin bu mekan benim gez, eve dönerken suratına çarpan o buz gibi hava sana aslında koca bir köyde olduğunu hatırlatıyor. yirmili yaşlarımın en güzel dönemlerini şu gri binalara bakarak heba ettiğime inanamıyorum gerçekten.
- bugün (15)
- amazon türkiye nin insanı şımartan iade süreci
- pasaport yenileme süresi travması
- tüp bebek sürecinde deliren kadınlar
- koca çorabı yıkamak vs bekar kraliçeliği
- samsung servisinin insana saç baş yoldurması
- pazar kahvaltısı mekanı arayan çaresizler
- gece deprem olursa diye desteli sütyenle uyumak
- sadece bakıcam deyip trendyol da maaşı bırakmak
- esad ve ypg nin haseke flörtü
- bursaray da kart basarken yaşanan kalp krizi
- ömür törpüsü exxen müşteri hizmetleri
- bünyede kalıcı hasar bırakan korku filmi önerisi
- samsung servisindeki muazzam vizyonsuzluk
- trump ın nato ya adil olun tripleri
- aldatıldığını öğrendiğin o muazzam saniye