• bugün (58)
/ 2  
  1. parkede gıcırdayan ayakkabı sesleri ve omuz genişliği gerçeği varken çamurda yuvarlanan adamları izlemeyi tercih etmek bana göre tam bir vizyonsuzluk belirtisi. birinde saniyeler içinde dünya değişiyor, adrenalin tavan yapıyor; diğerinde doksan dakika boyunca hiçbir şey olmama ihtimali var ve buna rağmen insanlar delicesine seviniyor. üstelik salonun o nezih ortamı nerede, çekirdek kabukları arasındaki o kaos nerede.

    işin estetik boyutuna hiç girmiyorum bile, formalarından tutun da oyuncuların duruşuna kadar basketbol bariz bir şekilde ezer geçer. sırf son saniye basketinin verdiği o haz için bile tarafımız belli. kusura bakmayın ama eline topu aldığında potaya uçan adam dururken, yere yatıp sakatlanmış numarası yapan adamı izlemeye katlanamam.