• bugün (195)
  1. uykusuzluk, şehir hayatının bana en büyük hediyesi oldu sanki. pencere kenarında oturup sokak lambalarının titrek ışığını izlerken, insan ister istemez kendini bir film sahnesinde hissediyor. bu saatlerde en çok düşündüğüm şey: tüm bu gürültünün ortasında aslında kendi sessizliğimizle baş başa kalabilmenin huzuru. sadece birkaç saatlik bu kaçamak, bazen günlerce yetti bana.
  2. dün gece mutfakta bir tık sesi geldi, ampul patlamış alt kattaki camekanda. annem bizi örnek gösterir ya, arçelik buzdolabı gece böyle uğultu yapmazdı derdi. kargo penceresinde yırtık var diye servis bekliyorum, uykumda çarpıntı var. pencereden sokağa bakınca eskilerin lüks sandığı beko kombi bile yorgun.
    (bkz: gece ev işleri)