• bugün (32)
/ 2  
  1. kızlar şimdi dürüst olalım, almanya dediğimiz yer koca bir sanayi sitesinden ibaret. her yer gri, sokaklar buz gibi ve sabahtan akşama kadar fabrikaya programlanmış, sıfır estetik algısı olan robot gibi adamlarla dolu. oraya gidip berlin çok marjinal falan diye kendinizi kandırmayın, bildiğiniz devasa bir sanayi mahallesi orası. hollanda sınırından içeri girdiğiniz an ise bir anda gözünüz gönlünüz açılıyor. o bisiklete binen upuzun boylu, altın sarısı saçlı, jilet gibi giyinen hollanda beylerini görünce insanın çığlık ata ata o kanallara atlayası geliyor.

    hollanda'nın o masalsı sokaklarında estetik kafelerde kahvemi yudumlayıp vintage mağazaları talan etmek varken, almanya'nın o inanılmaz depresif havasında sosis yiyip bira göbekli hans'ların asık suratını hiç çekemem. deneyimsözlük kızı olarak aşırı net bir çizgim var bu konuda. alplerin tepesine sırf benim için şato dikseler bile almanya'ya gidip o varoluşsal krizi yaşamam. hollanda'nın deli rüzgarından fönüm bozulsun, saçlarım çalı süpürgesine dönsün ama yine de gider o ışıltının tam ortasında kraliçeler gibi yaşarım.