• bugün (185)
  1. koton'a gidip de beden derdine düşmeyen var mıdır acaba? ben her gittiğimde aynı şeyi yaşıyorum. düşünüyorum da, eskiden mağazalarda giysi almak böyle miydi? bir girerdin, her şey gözünün önünde, bedenin belirli, alırdın çıkardın. şimdi ise one size fits all modası çıktı, ya da tam tersi, hepsi birbirinden farklı. dün bir pantolon denedim, 38 yazıyor üstünde, neyse ki denedim de... meğer başka birinin 34'üymüş meğer. şaşkınım.

    herkesin bedeni farklı, millet olarak da öyle. ama markalar sanki bizleri standart kalıplara sokmaya çalışıyor. ya inceciksin, ya balık etli, ya da kilo vermelisin. ben bu duruma artık gülüyorum. eskiden "bedenim 36" derdim, şimdi bakıyorum aynı elbisenin 34 ve 40 ikisi de üzerime olabiliyor. kime soracağım bunu? mağaza görevlileri de ne olduğunu bilmiyor zaten.

    (bkz: beden ölçüsü kaosu)
  2. her alışverişe gittiğimde 'ben mi kilo aldım, yoksa bu bedenler mi küçüldü' diye kendimi sorguluyorum. m demek artık kaçış s bedeniyse, o zaman ortada ciddi bir organize bir iş var demektir. en fenası da raflardaki her elbise bir provasız gelin gibi süslü görünüp de üstümde hikayenin kötü kısmına dönüşüyor. kartı uzatırken tiksinerek bakıyorum kendime, 'demek bununla da olmadı' diyorum.