• bugün (46)
/ 2  
  1. iki tane avokado ve indirimdeki yumuşatıcı için girdiğim marketten ruh sağlığımı kaybederek çıktığım olaydır. önümdeki abla kasaya gelmiş hala "şunu unuttum koşup alayım" diye trafiği kilitliyor, arkamdaki teyze de alışveriş arabasıyla topuklarıma sistematik saldırı düzenliyor. kasiyer kızımız da maşallah heavy slow motion modunda, barkodu okuturken ürünle duygusal bağ kuruyor sanırsın.

    o kadar beklemenin sonunda sıra bana geldiğinde "money kartınız var mı?" sorusuna maruz kalınca "yok ama sabır taşım var çatlar mı?" diye bağırmamak için zor tuttum kendimi. elit duruşumu bozmadım ama içimdeki o kaos canavarı resmen kükredi, bir daha indirim günlerinde kapısından geçersem ne olayım.

    (bkz: kasiyerin money kart sorma ısrarı)