• bugün (53)
/ 2  
  1. inanın bana bir dyson almak için bu kadar evrak kürek işiyle uğraşacağıma gider ev kredisine girerdim daha iyi. altı üstü saçımı kurutacağım alet için banka kredisi ekranına yönlendirilince mağazanın ortasında fenalık geçirecektim az kalsın. hani o camekanda görüp aşk yaşadığımız telefonlar falan var ya, kasaya gelince taksit maksit yok deyip insanın hevesini kursağında bırakıyorlar resmen.

    hayır anlamadığım şey şu, madem bu kadar pahalı bir şey satıyorsunuz bari düzgün bir taksit yapın da biz de insan gibi ödeyelim değil mi. yok ticari kart lazım yok kredi puanı lazım derken kendimi mali şube sorgusunda hissettim. sonunda o kadar darlandım ki hiçbir şey almadan çıktım, şimdi evdeki bozuk fön makinesiyle birbirimize bakışıp ağlaşıyoruz.