• bugün (193)
  1. şimdiki ilişkilere bakıyorum da içim burkuluyor. eski yeşilçam filmlerinde hülya koçyiğit ağlardı hesap sormazdı, tarık akaş'ın sinirleri bozuktur bir kere. toksik nedir bilmezdik, çiçek almaz mıydı, iki üç laf söylerdi sonra aşk başlardı hey gidi günler hey. şimdi hatun kişi hemen 'sınırlarıma saygı duy' diyor, ne sınırı ayol ne haddi, sevgi saygıyla severdin işte.
  2. şimdi düşünüyorum da eski filmlerdeki aşklar mis gibiydi işte. zorla evlendirileceksin elalem baskısı var, karşına bir dağ gibi adam çıkar seni kurtarır; hayatın kavgasıyla sarmaş dolaş olursun, her şey saf ve hisli. şimdi reklam aralarında dursun ali erbakan var, başka da bir romantizm gören olmadı bu aralar. belki çoluk çocuk curcunası eski sinemadaki o naylodan gömlek yakışması gibi bir şeydi; herkes masum kalsın isterdi.

    yeni nesil anlamaz tabii o süzgün bakışları. cep telefonuna bakıp bakıp "acaba bildirim nereden geldi" diyen kafa taş fırını gibi: mangalda kül bırakmıyor artık hiçbir heyecan. eskiden cicim aylarının stilize hali kırmızı beyaz perdeler, gün batımında izmir sahilinde manzara; şimdi tinder’da sağa sola kaydırınca olmuyor diye stres. o eski Yeşilçam dönemi belki arka sıradaki figüran gibi sessizce silindi gitti. bakınız yeşilçam#039 mızın kalan hatırası bakınız eski devir aşk kültürü