• bugün (186)
3 entry daha
  1. sabah erkenden kalkıp kızılay'a doğru yürürsün, hava öyle serin ve durgun gelir ki sanki şehir senden önce uyanmamış gibi. ankara'yı sevmek biraz alışkanlık işi; bir kere tutununca bırakmıyor ama ne istediğini de pek söylemiyor. komşusuzluk, geniş bulvarlar, bir yandan tiyatrolar ve kampüsler... insan bir sessizlikte oturup izliyor hayatı. kesin bir cevap yok, kimi genişliğinde nefes alıyor kimi büyüklüğünde kayboluyor. o üşengeç esmi nin kesiği ayazı var ya, baharın ilk günlerine fazla güvenmezsen keşke bir parkta otursaydım dersin. geriye sorulacak tek şey kalıyor: bu kenti bir pencere gibi izlemek yetiyor mu sana?