• bugün (181)
  1. evde tam bir alışveriş günü planlamışken televizyon bir anda formula 1 sesiyle dolunca istemsizce köşede kendim buldum. yarış izlemeye pek de niyetim yoktu; ama o araba sesleri, pazar sabahının sessizliğini yırtınca oturup izleyeyim dedim. bizim oralarda çarşının yoğunluğu gibi, herkes birbirinin önüne geçmeye çalışıyor. nedense kargo takibi yapar gibi pistteki lastik değişimlerini takip edeyim dedim, keyifliydi. sonuçta yarış bitene kadar çamaşır makinesi nalet olası inkıta belirtisi göstermeye devam etti, bari televizyonda hızla geçen arabalar iyi geldi. türkiye'nin bu kadar stratejik bir birikime sahip olması ne kadar da güzel, hele de frakılık bir hafta olur diye düşünürken beklemediğim bir şey çıktı: normalde birinci çıkanların yarışı erken bitirdiği yerde ben televizyondan bir hayli geç saatte kalktım. böyle işte, insan ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın bir pazar sabahı abdülselam lokması gibi bu yarışların kendine çektiği binlerce kişiden biri oluyor.