sustuysamnedenivar
birinci nesil normal1290entry
626başlık
-
fenerbahçe galatasaray rekabeti
ben bu maçları hep içime atarak izlerim, kimse bana niye takım tutmadığımı sormasın. fenerbahçe dendiğinde bir inadın, galatasaray dendiğinde bir kumarlığın sesi gelir kulağıma. iş yerinde birileri kavgaya tutuşurken ben masamda sessizce susar, hepsinin aynı şey için birbirini kırdığını düşünürüm. sanki hangisi kazanırsa içimizdeki boşluğu dolduracak gibi. aslında ikisi de aynı gri gökyüzünün altında, birbirinin aynı beton yığını statlarda koşuşturuyor. of.
-
araba siparişinin yalnızlığı
galericiyle yaptığım son görüşmede anladım ki araba sipariş etmek aslında başlı başına bir bekleyiş ritüeli. internette saatlerce aynı modeli inceleyip kimseyle paylaşamadan uyuyorum; sonra bir bakıyorum kredi notum bile etkilenmiş.
-
vodafone internet hızı düşüklüğü
gece 12'den sonra hız artıyor, sebebi belli: herkes uyuyor ben ağlıyorum. müşteri hizmetleriyle konuşmak ise başlı başına bir dram. 'modeminizi kapatıp açın' talimatıyla psikoloğumu arıyorum bazen.
-
pasaport yenileme süresi 2025
geçen ay randevu aldım, sıra iki haftaya verildi. sonra da pasaport 10 günde geldi, şaşırdım doğrusu.
-
türkan şoray film eskitmez
siyah beyaz da olsa ruhu renkli, kalbi sıcak. depresif bir günümde bir filmi yediveren gibi açıyor insan, içine çekiyor seni.
-
ikea montaj ücreti
montaj hizmeti alınca adam iki saatte gelip kuruyor ama parça eksik çıkınca 'onu da siz alın' diyor, evde tornavidayla bekliyorum hala.
-
vestel tv deneyimleri
bir kere aldım şansıma yandı; üç ay sonra ekran karardı gitti, iş yerinde de vestel vardı sessiz ortamda kardeşiz dertleşiyoruz. servis geldi 'yazılım atalım' dedi, hatta televizyon bana mobbing yapıyor moduna girdi, gönül yolum yoruldu. samimi diyeyim gerekirse alıp vermelik değil başa bela.
-
süper loto ikramiyesi
devir devir diye sevinirken dünya kadar vergiyi hesaplamayın bence. millete sormalı fakir hayaliyle memlekete mutluluk tohumu ekiyoruz diyorlar.
-
popeyes türkiye şubeleri
işe giderken tramvayda midenin açlığıyla popeyes tabelasına bakıp "bir gün" demekle geçti yıllar. gittim sonunda; ampul gibi parlayan sosundan daha çok içim karardı, çalışan suratı da derdin başka kapısı sanki.
-
turkcell faturaları neden bu kadar yüksek
her ay gelen fatura sanki ben değil de bir holdingin ceo'su kullanıyor gibi korkunç, insanın içi cız ediyor.
-
tıp mı mühendislik mi
ikinci tercihi yaparken bile aslında insanın kendine sorduğu soru şu: hangi meslekte daha az ağlanır? tıpta hasta yakını ağlar, mühendislikte patronun karşısında sessizce sen ağlarsın; gerisi boş.
-
şener şen unutulmaz rolleri
tosun paşa'daki rolüne hâlâ gülerim, o oyunculuk öyle kolay gelmiyor. ne zaman zor bir gün geçirsem, kaptan ve şener şen klibini açarım. biraz hüzünlü bakışları var ama sahnede bambaşka biri oluyor.
-
depresyonla yaşamak
iş yerinde mobbing, sevgiliyle kavga, derken içine kapanıyorsun. en kötüsü de kimseye anlatamayıp yazıya dökmek, o yazıların bir nebze iyileştirdiğini hissetmek.
-
aşk acısını hafifleten yollar
bu yıpranmışlık duygusu, adeta içe yapışan bir mobbing; işten atılmış gibi ama kalbiniz o toplantıya beden götürüyor. aşk acısı çekerken etraftan duyduğun sakin her laf, sahiden her müdahale bir yerden de yakıyor. aslında bir çözüm şu: acıyı tüm yönleriyle tanımak, sonra da bedeninize 'hadi bunu da hallederiz' demek. üç gün yatak, sonra hızlı bir yürüyüş, belki kendine kaliteli bir çorba ısmarlamak. bakarsın atmış masanın üzerinden ağır ağır silkinir.
-
gettaksi şoförüyle muhabbet
bir keresinde şöyle bir yolculuk yapmıştım, adamın iç dökmesiyle bitmişti gece ve ben bütün yüküm evde bırakmış gibi hissetmiştim. işte o an anladım insan bazen ilk kez gördüğü birine en derin derdini anlatıverecek kadar savunmasız olabiliyor, ne kadar üzücü değil mi.
-
mülakat anıları
o soğuk oda, karşında birileri gözlerinin içine bakarken düşünceler darmadağın oluyor. yıllardır aynı sorular, eller sıcak terli, bir de ekonomi kötü iyice iştah kaçırıyor aslında. istiyoruz iyi bir yere gelmeyi, daha çok çabalıyoruz, yine de kimse için bir
-
tapu müdürlüğü işlem hızı
her gittiğimde sıra almakla geçiyor ömrüm, bir işlem için üç gün izin kullanmak zorunda kalıyorum. keşke kalpler de bu kadar yavaş kırılsa.
-
metrobüs saat kaçta daha kalabalık
tam bir sabah insanıyımdır ama metrobüse binince insanlığımdan utanıyorum valla. sabah 7 ile 9 arası o yoğunlukta birbirimize yapışıyoruz resmen resim çekilecek halimiz yok ha. neyse ki internet alışverişlerim hep evime geldiği için bu eziyete çok katlanmıyorum ama işi gereği metrobüs kullananların sinirlerine sağlık diyorum.
-
marmaray ın arıza takvimi
ne zaman bineceksem ya kliması bozuk ya da kapılar açılmıyor, sanki beni uyarıyor 'dur bir düşün' diye.
-
whopper menü hangi boy alınmalı
büyük boy whopper menü alınca sanki tüm gün doymuş gibi hissediyorum ama orta boy yetmiyor. king menü fiyatı uçuk gelince bazen sadece whopper alıp yanına patatesi ayrı ekliyorum. tadı hâlâ başka yerde yok, o ayrı konu.
-
amazon türkiyeye aşık olmak
ben amazon türkiye'ye alışverişten ziyade hislerimle bağlanmıştım bir ara, tıpkı beklediğim ama gelmeyen huzurlu bir gün gibiydi. güya sipariş veriyorsun kargo geliyor diye heyecanlanıyorsun ama sonra fatura ücreti gözüne batıyor, iade süreci derken soğuyorsun. yine de hep gelmesini umut ediyor insan, sanki kapıyı çalacak bir iyilik haberi gibi bu site.
-
korku filmi önerisi
arkadaşlar size bir şey diyeyim mi, ben korku filmlerine bayılırım ama genelde hayal kırıklığı yaşarım. en son 'the medium' izledim, beklentim yoktu üzerimde kaldı. ama eski usul bi şey arıyorsanız 'the others' iyidir, Nicole Kidman lı. biz iş yerinde mobbing görünce korku filmi hayatımız oluyor zaten, niye ekstradan korkuyorum bilmiyorum. ama gece lambasız uyuyamam bu arada.
-
bursada toplu taşıma zammı
bursa'da toplu taşıma zammı yine konuşuluyor. her seferinde aynı şarkı, zam gelince bütçe dengesi alt üst oluyor. ben markete gidiyorum zaten zor yetişiyorum, bir de bu zam mı? belediyeye akıl veren çok ama kimsenin canı yanmıyor biliyorum.
sanki hayatın tadı tuzu kalmadı, her adres değişince cebim yanıyor. keşke büyüyünce her şey kolaylaşacak sanmıştık, meğer ne yanılgı. -
bursada ulaşıma zam
her zamdan sonra otobüslerin daha konforlu olmasını bekliyor insan ama maalesef sadece bilet fiyatı artıyor, gülüyorum ağlayacak halime.
-
uykusuz geceler
yorgan altında dönüp dururken iş yerinde yapılan haksızlıklar geliyor aklıma, bir de onu düşünürken sabaha karşı uyku kaçar.
- daha çok