marketten aldığım süt iki gün sonra bozuldu, kargo dağıtımı hızlı aslında da ürün kalitesinde arada sırada yüzümüzü güldürdüğü oluyor, iki uç arasında savruluyoruz.
bak şimdi, ben emekli memurum, yıllarca devlet dairesinde dosya takip ettim, o yüzden her ürünün arkasını okurum şekerim. a101'in kendi markalı ürünleri var ya, işte onların bir kısmı gayet iyi çıkıyor ama hepsi değil. mesela süt, yoğurt, deterjan falan fiyatına göre fena değil ama bazıları da ilk kullanımda elinde kalıyor, sonra fişle, faturayla uğraş dur.
ha, şu da var; iade konusunda bazen e-devlet'ten daha çileli bir süreç oluyor, gidiyorsun mağazaya, kasiyer dönüp diyor ki 'bu kampanyalıydı', anlat anlatabilirsen. yine de fiyatlar bu haldeyken a101'i tamamen gömmek insafsızlık olur, sadece alırken gözünü dört aç, ana markaların muadilini arıyorsan bazen şaşırtıyor, bazen de hayal kırıklığına uğratıyor. deneyip görmek lazım, ama gördükçe de insan bıkmıyor değil.
a101'in ürünleri gerçekten kaliteli mi diye soruyorsunuz, ben de içimden geçenleri yazayım bari. açıkçası ben o rafların önünde çok durdum. eline bir paket alıyorsun, fiyatı cazip geliyor, sonra eve gidince ya tadı beklediğin gibi çıkmıyor ya da ambalajı daha açarken yırtılıyor. kalite meselesi biraz da ne aradığına bağlı canım; acil bir şey lazımsa idare eder ama uzun vadede güvenmek zor.
benim gibi içine kapanık biri için market rafları bile bir çeşit sığınak oluyor bazen. insan kalabalığının içinde kayboluyorsun, ama yine de yalnız kalıyorsun. a101'in kendi markası olan ürünleri var ya, işte onlar bana hep 'idare etmelik' geliyor. ne bileyim, sanki her şey biraz eksik, biraz yarım. tıpkı iş yerinde mobbinge uğrayıp da sesini çıkaramadığın anlar gibi. kalite arıyorsan paraya kıyacaksın, ama bazen de paran olsa da o kaliteyi bulamıyorsun, o daha da koyuyor insana.