• bugün (190)
  1. yılların emekli memuruyum, aldatanı da gördüm aldatılanı da. işin kötü tarafı bunun e-devlet kodu yok, sorgulama da yapamıyorsun. adam bir anda bambaşka birinin hesabını veriyor senin bilmediğin bir ek hesaba geçiyor. bankadaki kara liste var ya ''takipte unuttum'' bir de aşk üzerine olanı çıksa iyi olur.

    tuhaf olan insanın soğukkanlılığı. her şeyi kanıtlayana kadar inanmak istemiyor insan, ben müdür iken bir personelim hakkında 6 ay dilekçe topladım sonucunu kabul edene. aldatmak da öyle, bir delil yetmiyor, onuncuda utanıyorsun kendine yüzleşmeye. ama bitince de bak diyorsun ''ben demiştim işte'' hazzı da cabası.
  2. eskiden yeşilçam filmlerinde bu konu hep dramatize edilirdi, gerçek hayatta ise hisler daha karmaşık. aldatılma acısı önce güvensizlik duvarı örer, sonra insan kendini sorgulamaya başlar. zamanla iyileşir ama geçmişe özlem hep bir yerlerde kalır, tıpkı eski bir fotoğrafa bakarken hissettiğin o buruk tat gibi.