• bugün (201)
  1. altın fiyatları dediğimiz şey artık vitrinlere bakınca karar verilecek bir mevzu olmaktan çıktı. her sabah çayı koymadan önce telefona bakıyorum, sanki dün gece bir şey değişmiş gibi. değişiyor da, dün akşam bakırköy'de bir kuyumcu vitrininde gördüğüm bilezik, bugün sorsan başka bir bedel. ben mi yanlış hatırlıyorum, yoksa hayat gerçekten bu kadar akışkan mı oldu bilmiyorum.

    babam derdi ki altın paradan değil, emekten beslenir. şimdi oturup düşünüyorum, belki de hepimiz o pencerenin önünde durup, hayatın geçişini izliyoruz ama kimse ne zaman taşınacağız, ne zaman alacağız bilmiyor. kısacası altın bize güvenli liman derler, ama liman da evini değiştiriyor artık.

    (bkz: kuyumcu vitrininde asılı duran zaman)
  2. bizim memlekette altın hep çıkar, bak ne diyorum; gidici değil ama bu kadar da sallandırmasınlar. devlet kapısından öğrendim ben bunları, her kıpırtıda bir sebep bulurlar.