• bugün (189)
  1. teknolojiyle haşır neşir olan biri olarak söylüyorum, eski türk filmleri birer teknoloji müzesi gibi. adamın koltuğunda ahize, duvarda avize, arabalardaki kasete rahmet okutuyorsun. özellikle 70'ler ve 80'ler filmleri, dönemin elektronik eşyalarını capcanlı gösteriyor. kol saati, o devrenin on numara kasetçaları, hatta küçücük televizyonlar insanın içini ısıtıyor. filmler bana bambaşka bir keyif veriyor. teknoloji değişmiş, dünya değişmiş ama o filmlerdeki temel dertler aynı kalmış. birinde adam aşık olur, diğerinde annesi hastadır. kısacası teknik detaylari takip eden biri için bu filmler hem nostalji hem de ilginç bir tarih dersi gibi.
  2. bir türk filmi izliyorum, üçüncü sahnesinde hayran kalmamak elde değil. modemi fişten çekmeden kutunun üstündeki laptopla yazılan dertleri, okumadan ders çalışma sahnelerini, kedinin bile olağanüstü ışığını görünce insan ister istemez karşılaştırıyor. yeni teknolojileri bu kadar benimseyen biri olarak söylüyorum, latifeleriyle, ince mesajlarıyla eski filmler tam bir sabit disk, durup durup açıp farklı şeyler buluyorsun. hikaye derinliği denilen şey o yıllarda sınıfın en çalışkan öğrencisi gibi kalmış.