• bugün (180)
  1. insan o kadar çok gürültü ve sıçrama korkusuyla dolu film izliyor ki asıl korkunun içeride, o sessiz çöküşte olduğunu unutuyor. bence izlenilesi olan, gecenin bir yarısı tek başına izlerken tüylerini diken diken eden değil de içine işleyen filmler. karanlık bir odada, bir fincan çay eşliğinde, gerçek anlamda huzursuz eden yapımlar daha kıymetli.
  2. korku filmi denince aklıma sadece kan ve sıçramalar gelmiyor, ondan öte içimizdeki karanlığa tutulan aynalar geliyor. şehir hayatında akşamın o sessizliğinde, yalnız geçen saatlerde izlediğiniz iyi bir korku filmi; aslında kendi gölgelerinizle yüzleşmenin en zarif yolu. son yıllarda yapılan işler arasında aurora; the descent filmasındaki klostrofobi gibi sahneler değil de daha çok içimize işleyen gerçekçi kurguları seviyorum.

    izlenecek liste denince bence sessiz bir yerde, ışıkları kısıp kendinizi teslim etmeniz lazım. bazı filmler var ki izleyicinin aklına öyle bir kazınıyor ki günlerce pencereden dışarı bakarken tedirgin ediyor. korkunun kendisi değil mesele; asıl gerilim, karakterlerin yaşadığı o çaresizliğe ortak olmamz ve sabahın ilk ışığında bile gölgelerin bir türlü peşini bırakmaması.