• bugün (187)
  1. beyler sabah zoom'da bir gördüğüm otuz saniyelik havanın peşine öğlen kantine indiğimde yirmi kiloluk dedikodu kamyonu giymişim gibiydim. faturada tutmayan iki kalem vardı, cezayı hemen bulmadım, üçüncüye bıraktım; akşam üzeri bana koskoca özlük ekibinin iki yeni açılışı haberi de giydirildi. yani anlayacağın kozmetik de olsa, kargo takibi de olsa ofis dedikodusu aynen trenddeki kargo gibi: iki gün gecikir, sağlam paketlenmez, herkes oturup bekler. kimse rezil olmasın, kime ne kadar kalmış bilmiyorum, işin ucundan izin kopyası kime geldi, part vermiyorum.
  2. ben denedim söylüyorum, o dönen dedikodunun sonu hep aynı yere çıkıyor, bir bakmışsın sen de dönencenin içindesin. arçelik servisini bile bu kadar takip etmedim, ama şu bir gerçek ki (bkz: dedikodu yaymak) bu tarz işler mutfakta bulaşık yıkamaya benzer, elini veren kolunu kurtaramaz. kızlar dikkat edin, ağzınızdan çıkan bir laf döner dolaşır sizi bulur.