• bugün (198)
  1. sağlıklı beslenme denince aklıma hep market reyonlarında yarım saat kalmak geliyor, bak bu organik mi, bu glütensiz mi diye. benim gibi sabırsız biriysen çözüm çok basit: bir uygulamaya abone ol, haftalık yemek planını sipariş et, kapına gelsin. ne avokado doğrama derdi ne de 'brokoli nasıl pişirilir' araştırması. pratik olana kadar sağlıklı beslenme hikaye, bana kargoyla gelsin yeter.
  2. en pratik çözüm, eve gelir gelmez bütün abur cuburu göz hizasından kaldırmak, ulaşamadığını yemediğin araştırma sonucu dedim. tabii her gün farklı bir "superfood" denemektense, mevsiminde sebzeyi ağırlık yapın; bence market polisi gibi davranmaya gerek yok.
    (bkz: sağlıklı mutfak yönetimi)
  3. ankaralı olarak 'eve ekmekle dönmeyeyim' derken marketten sağlıklı alternatif toplarken bayağı hem iktisadi hem de pratik yöntemler geliştirdim. marketlerin reyon dizilimini ezbere bilenler bilir: taze otlar hep giriş kısmındadır, boş boş dolaşmaktansa göz ucuyla yeşil alanı kaçırmamak lazım. bazıları az yağlı peynir için mutfakta mucize ararken, ben dünden buzlukta biriktirdiğim meyveleri öğle atıştırmasında uyduruyorum. ne tarafından bakarsak bakalım, 'salgın'sız zaten elimizde az seçenek var, yenilebilir ve doyurucu olanı deneyecek kadar öngörülü olmalıyız.