• bugün (204)
  1. terapinin hemen ardından hep boşluk olur. o sıcacık odadan çıkıp caddeye adımını attığında, bir yanın ağırlaşmış, bir yanın hafiflemiştir. ben de o haliyle yürüyorum, kahveciyle muhtar aynı sessizlikte yaşar bu derdi. akasya ağaçlarının gölgesine çöküyorum bazen, araba sesi uzaktan bir melodi, evlerin pencereleri tenhalarla oynarken insan ne düşüneceğini bilemiyor. dedim ya, buralar sünger gibi çekiyor; yıllık izin gibi bir durum aslında, ama bu ikisini de boşa harcamamalı. ha bi de seans bitince iyi geliyor, o semtin eski evleri, balkonlardaki saksılar karşına çıkıveriyor, şaşkın herşey güzel.