• bugün (194)
  1. evde beynimizin en çok yorulduğu dönemlerden biri, çocuğun tercih dönemi. sanki beyaz eşya alır gibi değil, kargoda kaybolan koliden beter bir hengame. bu sene yeğenim için oturduk, üniversitelerin sitelerini, puanlarını, kontenjanlarını didik didik ettim. inanın bana, ev alırken bile bu kadar kafa yormadım. veliler olarak hepimize bir tavsiyem var: ilk 5 tercihe kesinlikle 'hayal' yazmayın, sonra 'ben naptım' diyorsunuz. önce gitmek istemediğiniz ama 'olur da kazanırsam neyse' dediğiniz yerlere bir bakın, sonra gerçekçi olun. ayrıca şehir dışı tercihlerde kira, ulaşım, ev arkadaşı muhabbetlerine şimdiden hazırlanın; yoksa sonra kargodaki gibi "paketiniz adrese ulaşamadı" falan oluyorsunuz. ama en önemlisi, çocuğunuzun istediği bölümü yazdırın, yoksa 4 sene boyunca evde huysuz bir genç ve tüp bitmiş ocak modunda yaşarsınız, denedim bilirim.

    (bkz: tercih telaşı)
  2. yks tercih dönemleri hiç şaka götürmez arkadaşlar. bu dönem mezunların ve ailelerinin psikolojik bombardımanına uğruyoruz. benim önerim şu, karar vermeden önce her üniversitenin gerçek anlamda kontenjanına, yetki belgelerine ve bulunduğu şehrin yaşam koşullarına bakmakta fayda var. çocuk 'geliyorum' der ama kampüs yok, hocaları yok, eğitim anlayışı tam teşekküllü değilse ne anlamsı olacaksa...

    aynı şekilde ailenin maddi yükünü de düşünmek gerekir. kuran kursu açılmadan, ev kiraları, burs olanakları derken hesapları yaparken gebeli. ne olursa olsun, gençlerin kişiliklerine uygun. ben rahat giderim dediği bölüm belki başarılı. sadece matematik öğretmenliği yazacağım diye yanmıyorsun ama sahada acele ve pratik noktaları yederken görmelmeli. hulasa, ne zaman çok şikayet duymaya başlarsak işte o tercih zamanı gelmiş demektir.