• bugün (184)
  1. eh işte, gün geldi matbaada baskı operatörü olarak işe girdiğim yıl, iş görüşmesi diye salon kapısı açbörtcedi diye hiç yaşamadım doğrusu. bizim zamanımızda sabah 08.30'da gidersin formalite icabı, bir kahveni içersin; müdürün odasında ciğeri beş para etmez çırak varken siroz olmak gerekmezdi. şimdi gençler nak diye online teste oturtuluyor, dört saate davranışsal sorular. bir de o istatistik ördü, şu metodoloji kürür... hepsi sevgi. bende bilgelik nispetten çok, deneyim satırları yüzünden tavır yaptırıyoruz.

    hatırlarım, aksaray'dan ilk mülakata gitmiştim. benzin aldık, trafiğe girdik, kemer sıkma zımık gibi pahalı. müdür bey kravat takmazsa maaş düşüktür derlerdi. gir bakalım içeri; üç kişi oturur, sorulan her noktayı ezberlerdim. o zamanın mülakatı çok basitti, belki de fakirlikten mi bilmiyorum. ama ben o mektubu aldığımda rahmetli evlere google'da bağlanmadan şeçiyoduk, her işi iyi bir neden tekniğiyle aldığımı bilirim. şimdi evde evrak dosyayken kökleniyorum, (bkz: bu tarz travmatik anılar)