bu noter ücretleri meselesini her ne zaman kontrol etsem yeniden şaşırıyorum, çünkü verdiğin kâğıt bir tek sayfa bile olsa dört yüz, beş yüz liradan kafadan aşağı hesap görülmediği oluyor. vekaletname için gittim geçen hafta, iki üç satır için ücreti duyunca bir iç çektim; sonra üstüne noter katibi 'anca bu kadar dostum' derecesinde hafif bir omuz silkme ve kalan sayıyı direkt rakamla söyleme telaşı; sanki orada bir hukuki işlemden çok, parayla satın alınan bir huzur ve güven soygununa tanık oluyorsun.
sanki yalnız ücret değil, bütün paranın katipli bir tabelaya göre sabitlendiği o resmi ortam insanın içine bir pranga takıyor; iktisaden hak peşinde koşup, sunduğun kağıdın parasıyla beyninin hoparlöründe 'bu devlet beni seviyor ama faturaları da affetmiyor' cümlesi çalan biri varsa, o kişi perus tan çıkmaz, çünkü noter kapısının önünde fiyat sistemi her zaman ki aldığını senden alıyor kimi zaman cebe koyup kimi zaman mangalda pullar. ben napıyorum dikiş tutup direkt alıyor; artık kimse bana 'oy kuzum noter ücret çok yüksek' filan diyemiyor; hani derdim.' içimden uzunca bir neden ve hiç gitmek istemediğim o talihsiz e-devlet sitesi üzerinden 'hoşgeldin' diye tab. beynimde inanılmaz bir dert birikimi olarak kaldı, bir imza bana beş yüz lira tecil edecek değil diye ikaz ediyorum içimden