• bugün (185)
  1. geçen hafta internetten bir çift flo aldım, kutu elime ulaştığı anda ilk iş kokusunu çektim içime, ayakkabı kokusu değil de sanki yeni hayat kokusu gibi geldi.

    ilk gün giymek cesaret ister ama bu sefer gerçekten şaşırttı, topuk kısmı ne kadar sağlam ne kadar yumuşak, gün boyu ayakta kalınca bile sızı yapmadı, fiyatına göre performansı bence takdire şayan.
  2. ilk gün mutlulukla giydim, işten eve dönerken ayağımın sızısına gözyüzü dedim. bazı modeller sabaha kadar yürüsen ağrımaz dedirtiyor, bazısı da sicilini bana yazdırıyor.
    (bkz: ayak banko konuşur)
  3. efendim bu flo meselesine gelecek olursak, ben emekli bir memur olarak yıllarca devlet dairesinde ayak üstü beklemelerden nasır bağlamış bir insanım; ayakkabı işini bilmediğimi zannetmeyin. flo'dan bir çift lastikli siyah ayakkabı aldım, önceki ay e-devlet şifremi yenilemek için gittiğim vergi dairesinin yolunu tutarken giydim, bir gün içinde topuklarım resmen ayağıma darbe yedi. konfor mu dediniz, o da hangi devlet dairesinin 14:30 mesaisinde varsa artık.

    ama her şey kötü demiyorum, bazı modelleri saatlerce ayakta kalan ptt memurları için birebirdir. markanın girişi rahat ama yürüyüş desteği konusunda garantileri benim emekli maaşım gibi zayıf, iki günde eskiyor. siz yine de gidin bir mağazada deneyin, benim gibi her şeye güvenmeyin; bu memlekette emeklilik gibi flo da çoğu zaman palavra doludur.