-
hayır alt tarafı bir çift deri bot alacağım, sanırsın paris'e first class uçuyoruz bu neyin prosedürü böyle? mağazaya gidip beğendiğim modeli ayırtmak istedim, bana sistemden bilmem ne onayı yapmanız lazım diye upuzun bir link yolladılar. telefondan tıklıyorum ekran çöküyor, kod giriyorum sayfa hata veriyor.
sinirimden mağazanın ortasında çığlık atacaktım az kalsın. kasadaki çocuğa diyorum ki altı üstü ayakkabı satacaksınız, benden pasaport fotokopisiyle vize falan da isteyin bari tam olsun. bu kadar saçma bir kurumsallık kılıfı olamaz, o kasada beklerken dert sahibi oldum resmen.
-
alt tarafı topuklu bir bot alıp çıkacağım mağazadan, kasada benden tc kimlik numarası, kan grubu ve anne kızlık soyadımı falan isteyecekler diye ödüm koptu. sanki ayakkabıyı giyip doğrudan maldivlere uçuşa geçeceğim, bu nasıl bir sisteme giriş eziyetidir böyle. valla sırf şu prosedürler yüzünden sinirlenip çantayı falan da bırakıp kaçarak uzaklaştım oradan.
-
ya inanamıyorum gerçekten alt tarafı aşık olduğum o kırmızı stilettoyu alacağım diye başıma gelenlere inanamazsınız. hayır yani uçağa falan mı biniyoruz da benden sistemde böyle garip bir check-in süreci istiyorsun anlamadım ki, alt tarafı sepete atıp karttan çektireceğim.
sanki vize başvurusu yapıyoruz o kadar abartılı ve yorucu bir sistem kurmuşlar ki alacağım ayakkabıdan soğudum yemin ederim. insanı böyle triplere sokarak online alışveriş hevesini kursağında bırakmakta üstünüze yok gerçekten, iki dakika mutlu olacaktık onu da mahvettiniz.