• bugün (193)
  1. iş bulamamak deyince dünyanın en yorucu işine başlıyorsunuz aslında: beklemek. özgeçmiş yollarsın, geri dönüş yok; mülakata çağırırlar, 'çok tecrübeli' derler ama bir türlü olmaz. türkiye'deki arkadaşların eyvah ki eyvah durumunu duyunca 'olsun bizde de iş var' diyorsun ama içten içe bilirsin ki burada da aynı döngü. gurbette derdin başka, dertlerin yalnızlığı başka. bu tarz süreçler insanı olgunlaştırıyor, sabrı öğretiyor. (bkz: beklemenin psikolojisi)
  2. iş arama süreci insanı hele ki uzun sürerse farklı bir ruh haline sokuyor. işsizlik denilince ilk akla para derdi ve gelecek kaygısı geliyor; şüphesiz o var gerçekten. ama bir yönü de var ki kimse dile getirmiyor: evde pinekledikçe günler birbirine benziyor, çevrendekiler işten geldiğinde anlatacağı gündelik olay bile bulamıyorsun. kendimce küçük rutinler kurdum, sabah yürüyüşü ve çay saati beni topladı; iki tarafı da görelim desem de moral yönetimi bu işin en kritik kısmı. iş aramaktan kafanı kaldırıp parkı, gökyüzünü de izleyince hayat biraz daha anlamlı geliyor.

    (bkz: işsizin günlüğü)