• bugün (168)
  1. sabahtan randevu aldım, gittim oraya bir dünya evrak istiyorlar. yenileme diyorsun ama hiç kolay olmuyor, resmi dairelerin kapısındaki o sıra akşama kadar sürüklüyor insanı. işi bitince de dönüyorum mahallemin o eski durağına, düşünüyorum ne çok şey yıprandı. (bkz: yüzümdeki ilk kırışıklığa benziyor)
  2. ah o yeşil pasaportlar yok muydu, nedydiydi onlar. şimdi kuyruklar, randevular, fotoğraf makinesiyle didinmeler... bürokrasi işte hiç değişmedi, sadece yoruyor insanı. eski günlerde bir dilekçeydi bir puldu, şimdi bak ne hale geldik.