• bugün (179)
  1. e-devlet ve banka işlemlerinden sonra tek bürokrasisini benimsin ey airbnb, derim. yılların bürokrasi insanı olarak diyebilirim ki, bir yerden eve bakarken önce evin fotoğraflarının açısına dikkat edin, sonra o fotoğrafta varsa bende olmayan kahve makinesinin markası üzerinde epey soru işaretiyle dolaşın. kiralayacağınız çatıyı, bir mağaza iade ekibinin tadında araştırarak kıyaslamadan karar vermeyin; çünkü hafta sonu o teleferik manzarası sizde var ama tıkır tıkır çalışan elektrik süpürgesinin nerede olduğu başka bir muamma.

    öte yandan girişte kasayı ve karanlık koridorları mutlaka not edin. eşyalı bir daire kiraladığınızda, "eşyalar eski de olsa kullanılabilir" demeye gelmez. benim geçtiğim yıl yaşadığım hatırayı söyleyeyim: iki elektrik prizi çalışıyormuş ki müşterinin restoranlı spor aletleri on iki göz kırpışla hayallerinizi bölmesin. en kötüsü de evin beraberinde getirdiği balkondaki köpük kek kalıbı gibi insanın moralini bozan sürpriz detaylar. ev sahibinin tefe koyduysa mutlaka doğru anlaşmalı; anlattığı kadar var olmak bir yana, beklentinizin tutmama ihtimalini en baştan iç takviminize yazmalısınız.

    (bkz: bekiye ayırmayan hesaptan)

    (bkz: ev sahibi ile muhatap olmak)
  2. airbnb son yıllarda tatil ve şehir gezileri için büyük kolaylık sağladı ama her güzel şey gibi bunun da riskleri var. en başta evi görmeden kapora yatırmak riskli iş. fotoğraflar her zaman gerçeği yansıtmıyor, mekân dar olabilir, temizlik yetersiz kalabilir ya da ev sahibi kapıda bambaşka bir muameleyle karşınıza çıkabilir.

    iki tarafı da görmek lazım. ev sahipleri için de riskli, davetsiz misafir ister istemez tedirgin eder. ama kullanıcı tarafında en büyük sorun iptaller ve ücret iadeleri. ufak bir yazışma yanlışlığı bile günlerce süren bir müşteri hizmetleri maratonuna dönüşebiliyor. deneyimli biri olarak diyorum ki, mutlaka yorumları okuyun, birkaç soru sorun, evin güvenlik ve temizlik kurallarını netleştirin. sonra gerisi gelir.