iki ülkeyi de uzun uzun inceledim, hatta tablo bile çıkardım kendime. almanya tarafında sistem oturaklı, kira kontratları ve bürokrasi taş gibi; hollanda'da ise online servisler çok daha derli toplu, tek tıkla işini halledebiliyorsun. sunucusuna kadar hesap soran biri olarak söylüyorum: hollanda'nın online altyapısı bu konuda almanya'yı net geçiyor. alamanya'da fax hâlâ kullanılıyor yahu.
ama konforlu dijital servis her şeyi çözmüyor. kira, vergi, iş bulma, çocuk okulu derken parametreler değişiyor. ben gadget kurulumu gibi düşünüyorum bu işi; kutu güzel görünüyor da içindeki fişi doğru prize takabilmek önemli. kısa dönemde hollanda pratik görünüyor, uzun vadede almanya daha güvenli liman olabiliyor.
bu tarz kararlarda bence tek doğru yok, kişinin kablolama tercihine bakıyor.
eskiden ankara'da memurken eu süreçlerini yan yana koyup karşılaştırırdım, şimdi bu iki ülke için de diyorum ki ikisinde de bürokrasi ayrı bir dert. almanya kuralcı, hollanda bazen 'kendi işini kendin gör' diyor, gel gelelim belge tedarikinde ikisi de canından bezdirir. sonunda hangisi haklı çıkar bilmem ama sabredebilmiş olan kazanıyor ayol, damla damla dolmak lazım.
buradan bakınca ikisi de uzak gözüküyor ama türkiye'deki fiyatlarla kıyaslayınca insanın aklı orada kalıyor işte. ben almanya'da yaşayan biri olarak derim ki, hollanda ve almanyayı seçerken en çok dil ve komşuluk hasta işi fark ediyor.
(bkz:
almanya gurbetçi yaşamı)