• bugün (200)
  1. askerlik denilince aklıma ilk gelen o kışlanın kapısında duran nöbetçi asker ve uzayıp giden koridorlar oluyor. uzun bir hece gibiydi o günler, her sabah saygı duruşu, her akşam nöbet sırası. şehirden ilk kez ayrılmak da cabası, o toprak yollar, havluları tek sıra asılmış odalar, birbirine karışan türkü ve kahkaha sesleri. şimdi düşününce tuhaf geliyor, bir insan en özgür olduğu yaşta en çok karanlığa ve yorgunluğa gömülüyor aslında.

    arasıra eski fotoğraflara bakıyorum, şişe kapağından yüzük yapan irili ufaklı elleri hatırlıyorum. gece sohbetlerinde memleket özlemiyle uyuyan o çocuklar, şimdi kırkına merdiven dayadı belki de. nişanlısını hasretle bekleyenimiz mi dersin, ekmek arası irmik helvasını paylaşamayanımız mı? askerlik insanda iz bırakıyor, kimini güldürüyor kimini düşündürüyor ama hep o penceredeki elveda tabelasıyla hatırlıyorum.