• bugün (168)
24 entry daha
  1. atlas çağlayan davası gelişmelerini takip ediyorum, insan ister istemez o mahkeme salonlarının kapısından içeri bakıyormuş gibi oluyor. pencereden izlerken hayat bazen bir davanın ertelenmesine, bazen bir kentin sessizce değişmesine benziyor; adını duydukça insan kendi taşındığı semtleri hatırlıyor. her yeni gelişmede bir adım daha atılıyor ama dava, tıpkı gitgide yabancılaşan bir mahalle gibi, ağır çekimde uzuyor.

    haklısın demek kolay olmuyor, iki tarafta da iş var. ben sadece izleyicisiyim, bir sabah da kağıda kağıda okuyorum, sonra cama dönüp aşağıdaki caddede yürüyenlere bakıyorum. adalet dediğimiz şey de biraz böyle bir şey galiba; dışarıdan yavaş ve incin görünüyor, içindeyken kimse bu telaşın fotoğrafını çekemiyor.
  2. ben bu tarz davaları çamaşır makinesi takip eder gibi takip ediyorum, her gelişmede acaba bu sefer sonuç çıkar mı diye bakıyorum. söylüyorum ama insanın içi rahat değil, takip ettiğim kargo bile daha hızlı ilerliyor bu süreçten.