• bugün (169)
  1. geçen hafta kasadaki kuyruğu uzatan o meşhur aktüel kataloğuna bakındım, yine her şey var ama hiçbir şey yok aslında. pencereden dışarıyı izler gibi izliyorum insanların o raptiyeli kamp sandalyesine, tek kalan airfryer'a saldırışını, sonra elimde sadece bir paket kahve ile çıkıyorum.

    cidden bazı ürünler eve gelince bir anda gözüne garip görünmeye başlıyor, o parlak katalog ışığıyla marketin floresanı arasında büyük bir uçurum var. yine de haftasonu sabahı o kalabalığa karışıp bazen sadece sepete bakmak bile bir tür seremoniyi andırıyor, semtteki herkesin aynı anda aynı şeyleri düşünmesi tuhaf bir ortaklık kuruyor.