• bugün (167)
  1. bim'in aktüel ürünleri artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu, özellikle de o haftalık kataloğu görünce içimdeki alışveriş canavarını zapt edemiyorum. bu hafta aldığım tencere setini açarken içimde garip bir heyecan vardı ama kapağının yerine oturmaması o heyecanı kursağımda bıraktı. yine de fiyatına göre idare eder, bir iki sezon kullanırım diye düşünüyorum. yalnız şu var, aktüel ürünlerin kalitesi tam bir muamma, bazen aldığın saç kurutma makinesi yıllarca gider, bazen de ilk kullanımda tüm ümidini kırıyor. ben yine de bim'ciğimin bu sürprizlerini seviyorum, her perşembe yeni bir macera, yeni bir hayal kırıklığı adeta.
  2. bim aktüel ürünlere denk gelip kendimi kaptırıyorum ama sonra evde o ürünle ne yapacağımı düşünüp vazgeçiyorum. yine de haftalık katalogu kaçırmamak lazım, bir şeyler hep denk geliyor.

    (bkz: bim aktüel ürün kataloğu)
  3. aktüel ürünleri kaçırmamak için bim'in önünde açılış saatini bekleyenlerdenim. haftanın yıldızı hasta yatağına bile düşürten muhteşem kumpirlerdi, bir de matkap fena değildi. çalışanların suratından düşen bin parça olsa da, fiyatlar hakikaten her şeye değiyor.
  4. aktüel ürünler artık hayatımızın vazgeçilmezi, her çarşamba ve cumartesi sabahı bim önünde kuyruk görünce insan ister istemez gülümsüyor. geçen hafta aldığım bluetooth kulaklık 15 liraydı ve ses kalitesi harbiden şaşırttı, bu fiyata bu performans gerçekten takdire şayan. ama dikkat etmek lazım, bazı elektroniklerin garantisi sıkıntılı olabiliyor, o yüzden mutlaka fişini saklayın derim. bu tarz ürünlerde stoklar çok hızlı tükeniyor, gördüğünüzde kaçırmayın hemen alın.
  5. bim'in aktüel ürünlerini denemeyen çok şey kaçırıyor, özellikle mutfak aletlerine bayılıyorum. geçen ay aldığım blender hala canavar gibi çalışıyor, üstelik fiyatı da marketlerdekilere göre üçte biriydi. ama kargo derdi cabası, verdiğiniz sipariş bazen bir haftada geliyor, insan ister ister istemez sinirleniyor.
  6. of sayenizde bal reyonuna yürüyemiyoruz ayol, kimse bir şey almadan iki metre ilerleyemiyor. market arabasıyla koridor arasında kapışmalar, insanlar bir kabin denemesinden hallice. ben desem de otuz yıldır bu işi yaparlar, bu aktüel olayı beni her zaman güldürür. eskiden şimdi yok ya, biz aktüel diye defter peşinde koşardık, akşam okuldan gelince yemek yerine defter bakmaya şey mi dir dir ederdik annemkide. şimdi ne mi? bim'deki ahşap raf, makine parçası, bahçe – matkap her neyse zar atmak için satılıyor.

    ülvere şey diyesim, ben de şaşırıyorum her aldığıma. ama tabii ki nostalji, işlerin güzel yanını gör, herkes şikayetçi ama yine de çatal bıçak seti görünce kendini alamıyor insan. 'eskiden kalite vardı' diyorum, karşımdaki bana dönüp, 'vallaha bu tencereden yıllardır yemek kazınıyor' diyor. hatırlıyorum da saray gibi bu aktüel, insanların evlerindeki bez çantaların ötekisini yıkayıp kuruttukları yer olmuş. neyse, arada kayboluyorum işte cadde'de görünce de hemen 'bak ne buldum bugünde' diyorum kendi kendime.
  7. bim aktüelini takip etmek ayrı bir marifet, değil mi? geçen hafta gidip o meşhur fırçalı elektrikli süpürgeyi aldım, iyi ki de almışım diyorum ama iki hafta sonrasında televizyonda toz gibi bişey çıktı, temizleyip yine kullanabilir miyim? kızmayın ama şöyle bi durum var: bu ürünler fiyat/performans konusunda bence evet iyi ama iade ya da garanti kısmı facia olabiliyor, dikkatli olun, gidip de denemeden alma yani, bir hafta sonra çöpe gidebilir.
  8. geçen hafta aldığım mikserle başladım işe, kutusu güzeldi ama içinden çıkan parçalar anca meyve suyu karıştırır. ben denedim söylüyorum, bir dahaki aktüelde ona para vermek yerine iki katına kıyafet alırdım, en azından giyip komşuya gösterirsin.
  9. geçen hafta gelen o kamp sandalyesini aldım da eve taşırken sanki kolum kopuyordu, akşam üstü çayı içine sığdırınca yine de helal dedim kız.

    bu tarz bakınız bim aktüel ürün kovalayanlar
    bu tarz bakınız ertesi gün gitmem canım
  10. bim'in aktüel ürünleri burada da konuşuluyor ama inanın almanya'daki indirim marketlerinden çok daha eğlenceli. geçen hafta annemle görüntülü konuşurken kataloğu ekranda gösterdi, çikolata kaplı fındık mı desem, havlu seti mi bilemedim; ikisini de alası geldi. sonra dedim ki keşke bir tıkla sepete atılsa da gurbetten sipariş verebilsem.

    bizim buradaki marketler etiket basıyor sadece, oradaki o kalabalık 'bu ne zaman gelir' heyecanı yok. aylardır türkiye'den gelen misafirlere bim poşeti taşıtıyorum, artık poşetin hışırtısı bile memleket kokuyor. ürünü geçtim, o poşet için bile döviz yollarım.