-
vallahi artık izlerken benim ruhum daralıyor, içim çekiliyor resmen. hani sanırsın bütün karakterler doğuştan depresif, hepsi cihangir'de bir bodrum katında elinde şarap kadehiyle varoluşsal sancı çekmek için yaratılmış. ya bir tane de normal insan evladı olmaz mı arkadaş, herkes mi marjinal, herkes mi derin devlet sırrı gibi susup uzaklara dalar? o karanlık filtreleri de basıyorlar, kör olduk ekran parlaklığını sona dayamaktan.
hele o bitmek bilmeyen sigara dumanı ve sevişme sahnelerindeki 'bakın biz sansürsüzüz' havası yok mu, beni benden alıyor gerçekten. tamam anladık özgür platformsunuz ama biraz da senaryoya mı odaklansak acaba? sırf havalı olsun diye iki saat birbirinin suratına bakıp tek kelime etmedikleri sahneleri sanat diye yutturmaya çalışmaktan vazgeçseler keşke.
- bugün (185)
- / 7
- almanya mı hollanda mı yaşamak için
- davos zirvesinde tansiyon yükseliyor
- dominos pizza sipariş deneyimi
- pegasus düşük maliyetli mi
- a101 ürün kalitesi
- amazon türkiye iade süreci
- türkiye de popeyes serüveni
- booking yorumları gerçek mi
- uzaylılar var mı
- hayatın anlamı nedir
- tüp bebek süreci nasıl geçer
- demet akalının yeşil pasaport isteği
- eti ürünleri yorumları
- beko buzdolabı dayanıklılığı
- dominos pizza sipariş ve teslimat
- askerlik anıları defteri
- sınav stresiyle başa çıkma yolları
- köpek eğitimi nasıl olmalı
- netflix biter mi önermesi
- alkolü bırakma süreci 2
- eski filmlerdeki hız 2
- ofis dedikodusu
- bauhaus müşteri hizmetleri
- e devlet randevu sistemi 3
- ptt kargodan ne zaman gelir
- metrobüste sabah mesaisi
- şener şen
- aşk acısına dair pratik notlar
- köpek eğitimi yöntemleri üzerine
- blutv dizileri üzerine
- / 7